Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce verilen kararın temyizen tetkiki davacı vekili tarafından duruşmalı olarak istenmiş, duruşma talebi kabul edilerek 05.03.2019 tarihinde yapılan duruşmaya taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve bonoya dayanan menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.

Mahkemece; menfi tespit davasının kabulüne,istirdat davasının hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından süre yönünden reddine dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi'nin 15.01.2018 tarih, 2017/1060 Esas, 2018/18 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen esastan reddine, kısmen esastan kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı tarafın istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verildiği anlaşıldığından 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, verilen karar davacı vekilince yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.

HMK'nın 353.maddesinde “(1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa;

a) Aşağıdaki durumlarda Bölge Adliye Mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi

yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir:

...6) Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması....” hükmü bulunmaktadır. Bu madde metninden açıkça anlaşılacağı üzere bu madde kapsamında Bölge Adliye Mahkemesi'nce tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması halinde yeniden inceleme için ilk derece mahkemesine dosyanın gönderilmesine karar verilebilir. Bir başka deyişle; ilk derece mahkemesince, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması halinde, Bölge Adliye Mahkemesi’nce duruşma açılmaksızın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kesin olarak kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilebilecektir. Bu düzenleme gereğince istinaf başvurusunun kabulü istisnai bir haldir. Bu hal, ilk derece mahkemesince hiç delil toplanmaması veya deliller toplanmış olsa bile hiçbir değerlendirme yapılmadan karar verilmesine özgüdür. Nitekim ilk derece mahkemesi yetersiz bir şekilde delil toplamış ya da topladığı delilleri gerekçesinde yetersiz de olsa değerlendirmişse bu kapsamda karar verilmesi mümkün olmayıp, duruşma açılması zorunludur. Burada kanun koyucu ilk derece mahkemelerinin bir delili hiç toplamaması ve delil toplanmış olsa bile bu delillerle ilgili hiçbir değerlendirme yapılmamasını, bir başka deyişle, işi doğrudan Bölge Adliye Mahkemesi’ne havale edilmesini istememiş, bunun önüne geçmek istemiştir. Bu halde davanın taraflarının ilk derecede yargılanma hakkının elinden alınmasını kanun koyucu istememiştir. Gerçekten de bir dava açıldığında tarafların ilk derece yargılanma hak ve yetkisi ortaya çıkar ki bu hakkın tarafların elinden alınmadan usulünce yerine getirilmesi ve bundan sonra taraflar ister ve koşulları var ise istinaf yargılamasının yapılması gerekmektedir. İlk derece mahkemesinin ilk derece yargılamasının ilkelerine aykırı şekilde delilleri toplamamış veya değerlendirmemiş olması halinde aslında ortada hukuki denetim ya da maddi vakıa denetimine yarayacak dava malzemesi de olmayacaktır. Genel olarak istinaf kanun yolunun ruhuna uygun olanı da delillerin öncelikle ilk derece mahkemelerinde toplanıp değerlendirilmesi ve bundan sonra başvuru olursa Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir değerlendirme yapılmasıdır.

Yukarıda belirtilen ilke ve esaslar çerçevesinde temyize konu karar incelendiğinde; davacı vekili menfi tespit ve istirdat talebinde bulunmuş ve ilk derece mahkemesi kararını istinaf incelemesine tabi tutan Bölge Adliye Mahkemesi kararın bir kısmını esastan incelerken, birbirleri ile ayrılmaz nitelikteki talepleri göz ardı ederek, bir kısmı yönünden ise tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olduğundan bahisle ilk derece mahkemesine dosyanın gönderilmesine karar verilmesi kendi içerisinde çelişkili bir durumdur. Tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olduğunun kabulü halinde kararın bir kısmının incelenerek esastan red kararı verilmesi mümkün değildir. Aynı şekilde esastan red kararı verilmesi delillerin değerlendirecek ölçüde toplandığına delalet edeceğinden tarafların davanın esasıyla

ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olduğu gerekçesi ile dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi kendi içerisinde çelişkili bir durumdur. Zaten kanun koyucu, bu iki halin bir araya gelmeyeceğini öngördüğünden esastan verilecek kararı belli koşullar altında temyizi kabil olarak düzenlemiş iken diğer hali kesin olarak düzenlemiş bulunmaktadır. Kararın düzenlenen kanun yolu açısından da bakıldığında da çelişkili durum yarattığı gözden kaçırılmamalıdır. Tüm bu anlatımlardan çıkarılacak sonuç; kararın bir bölümü esastan incelenerek karar verilmesi halinde diğer kısmı yönünden HMK 353/1-a-6 madde hükmü gereğince tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verildiğinden bahisle dosyanın ilk dereceye gönderilmesine karar verilemez.

O halde Bölge Adliye Mahkemesi'nce yapılacak iş; esastan değerlendirme yapıldığı nazara alındığında davanın esasının incelenmesinin mümkün olduğu kabul edilerek davanın esasının incelenerek birbirlerinden ayrılması hukuken mümkün olmayan menfi tespit ve istirdat talepleri yönünden gerektiğinde HMK 356. madde hükümleri gereği duruşma yapılarak esastan inceleme yapılarak karar verilmesinden ibarettir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden davacı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne, karardan bir örneğinin ise ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2019 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

***