"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava; taraflar arasındaki 30.05.2008 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile aynı tarihli Teminat Sözleşmesinin hükümsüzlüklerinin tespiti ve davalı şirket lehine davacıya ait taşınmaz üzerine tesis edilen 1.500,00 TL bedelli ipoteğin fekki istemine ilişkin olmakla beraber davacı vekilince 04.09.2015 tarihli dilekçe ile sözleşmelerin hükümsüzlüğünün tespiti talebi ati’ ye terkedilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ve ipoteğin fekki ile sözleşmenin hükümsüzlüğünün tespiti talebinin atiye bırakılması sebebi ile hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı vekilince mahkemeye sunulan 30.05.2017 tarihli maddi hataların düzeltilmesi tarihli dilekçeye istinaden mahkemece hüküm fıkrasındaki harç ve vekâlet ücretinin düzeltildiği 05.06.2017 tarihli ek karar verilmiş, davalı tarafça karar ve ek karar temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle mahkeme kararının gerekçe bölümünde Kooperatifler Kanunu 42/6 yerine 44/11 yazılmış olmasının mahallinde her zaman düzeltilebilecek maddi hata olduğunun anlaşılmasına göre yerinde bulunmayan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Hükmün tashihi 6100 sayılı HMK'nın 304. maddesinde “Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir.
(2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir şeklinde düzenlenmiş olup tashihin usulü belirlenmiş bulunmaktadır. Hüküm, tashih yolu ile değiştirilemez, tashih yolu ile hükümdeki açık maddi hatalar giderilir. Bu kapsamda tashih ile taraflardan birine yüklenen yükümlülük artırılamaz ya da azaltılamaz.Bu açıklamalar ışığında mahkemece verilen 05.06.2017 tarihli ek karar hüküm fıkrasının değiştirilmesi sonucunu doğuracak nitelikte olup 6100 sayılı HMK'nın 304. ve devamı maddeleri gereği tashih ve tavzih sureti ile taraflara tanınan haklar ve borçların değiştirilmesi mümkün olmayıp verilen ek karar yok hükmündedir. Dava ipoteğin fekki talepli olup nispi harca tabi davalardan olduğu gözönüne alınarak davacı vekilinin dava açılırken maktu olarak karşıladığı harca ilaveten eksik harcın ikmalinin tamamlama harcı alınmak suretiyle toplam 25.616,00 TL peşin harcın alınması suretiyle sağlandığı ve yargılamaya devam edildiği halde harç ve vekâlet ücreti hesabında maddi hata yapılarak peşin alınan maktu harç doğrultusunda hesaplama yapıldığı, ayrıca davacı vekilinin 04.09.2015 tarihli dilekçesinin HMK'nın 123. maddesi gereğince davanın geri alınması niteliğinde olduğu davalının da dosyada muvafakatının bulunduğu anlaşıldığından HMK'nın 123. maddesi gereğince davanın geri alındığının kabulü ile davanın açılmamış sayılmasına, davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekirse de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının 3. paragrafıında yer alan “bu hususta ayrıca hüküm tesisine yer olmadığına “ifadesinin hükümden çıkarılarak yerie “davanın açılmamış sayılmasına” yazılmasına 4. paragrafının hükümden çıkarılarak yerine “Alınması gerekli 102.465,00 TL karar harcından peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 25.616,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 76.849,00 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına” cümlesinin yazılmasına 5. paragrafının hükümden çıkarılarak yerine “Davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 25.616,00 TL harcın yargılama gideri sayılarak davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” ifadesinin yazılmasına 6. paragrafının hükümden çıkarılarak yerine “Davacı lehine dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan toplam 68.950,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davanın açılmamış sayılması nedeni ile davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davcıdan alınarak davalıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 154,30 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 08.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.