Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklandığı iddia olunan iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, davacı adına ... ile davalılar arasında, 19.04.2011 tarihinde, ... ..... Mahallesi 27087 ada 2 parsel sayılı taşınmazın elektrik tesisatı, alçı-sıva, boya, fayans, vitrifiye, cephe ve teras yalıtımı ile diğer eksikliklerin giderilmesi hususunda sözleşme düzenlendiğini, yapılan işlerin bedelinin 142.999,62 TL olarak belirlendiğini, bedelin 85.000,00 TL kısmının davalılara ait olan ... ... ... ... Mahallesi 27087 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 2 numaralı bağımsız bölümün ... ya da göstereceği 3. bir şahsa devri, kalan 55.000,00 TL kısmının ise, davalıların ... 25. İcra Dairesi'nin 2011/832 ve 2011/833 Esas sayılı dosyalarında mevcut alacaklarının davacıya temlik edilmesi suretiyle ödenmesinin öngörüldüğünü, davacı tarafından sözleşmeden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerin bir kısmının süresi içinde yerine getirilmesine karşın, davalı tarafça sözleşmede belirtilen bağımsız bölümün devrine yanaşılmadığı gibi, kalan bir kısım işlerin tamamlamasına da engel olunduğunu, davacı tarafından yapılan bir kısım işlerin bedeli olarak 03.06.2011 tarihli ve 10.785,00 TL bedelli ve 03.06.2011 tarih ve 20.886,00 TL bedelli iki adet fatura düzenlendiğini, faturaların davalılara gönderildiğini, davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle 31.671,00 TL miktarın, faturaların tebliğ tarihi olan 10.06.2011 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davaya dayanak yapılan 19.04.2011 tarihli sözleşmede, davacı asilin isim ve imzasının bulunmadığını, belgenin

sözleşme niteliğinde olmadığını, davalıların sözleşme yapma yetkilerinin bulunmadığını, gerek davacı ve gerekse belgede ismi geçen ... tarafından müvekkilleri yararına yapılan herhangi bir işin olmadığını, davacı tarafın aktif husumet ehliyetinin, müvekkillerinin ise pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, diğer arsa malikleri tarafından 19.04.2011 tarihli belge içeriğinin kabul edilmediğini, faturalara ... 16. Noterliği'nin 13.06.2011 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile itiraz edildiğini, faturada belirtilen tüm masraf ve kalemlerin hayali olduğunu, bir kısım işlerin sözleşme ile . ...'a bırakıldığını ve adı geçenin inşaatı tamamladığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın kabulüne, davacı tarafın talep etmiş olduğu 31.671,00 TL miktarın, dava tarihi olan 27.04.2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereğince işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak, davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

Taraf sıfatı, dava konusu hak ile kişiler arasındaki hukuki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisi olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise o hakkın yükümlüsünü anlatır. Uygulamada davacı sıfatı aktif husumeti, davalı sıfatı pasif husumeti karşılayacak şekilde kullanılmaktadır. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise davayı bu kişi veya kişilerin, kime karşı bu hukuki korunma isteniyor ise o kişi veya kişilere karşı açılması gerekir. Taraf sıfatı maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatı bir def'i değil itiraz olduğundan taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği gibi ileri sürülmemiş olsa dahi mahkemeler ve temyiz halinde Yargıtay'ca kendiliğinden gözetilir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 12.10.2016 gün 2016/4130 Esas, 2016/4227 Karar sayılı ilamı ve benzer içtihatları).

Somut olayda, davaya dayanak 19.04.2011 tarihli sözleşme, davalılar ve dava dışı ... arasında imzalanmış olup, ... sunulan vekâletnameye göre davacının vekili ise de, sözleşme içeriği ve ismi altında dava dışı....’ın sözleşmeyi davacıya vekâleten ve namına imzaladığına dair açıklık bulunmadığı ve devam eden aşamalarda davacı ile akdi ilişki bulunmadığı savunulduğundan davanın taraf sıfatı, aktif husumet yokluğundan reddi yerine yanlış değerlendirme sonucu kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,

karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 18.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***