"İçtihat Metni"
Mahkemesi :... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce verilen kararın temyizen tetkiki taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacılar vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma talebi kabul edilerek 26.02.2019 tarihinde yapılan duruşmaya davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkin olup, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile icra inkâr tazminatı talebinin reddine dair verilen kararın taraflarca istinaf edilmesi sonucunda ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 2017/384 Esas 2018/239 Karar ve 01.03.2018 günlü kararı ile davacının tüm, davalının sair istinaf taleplerinin reddi ile ilk derece mahkemesi kararının esastan kaldırılarak davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Davacı taşeron, davalı ise yüklenicidir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp bir isabetsizlik bulunmaksızın karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir
neden bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı taşeron, davalı yüklenicinin dava dışı ... İnş. ... A.Ş. ile 15.11.2012 tarihinde imzalanan sözleşme ile yapımını üstlendiği “... ... (...) ... Depo Binası Yapım İşini” davalı yüklenici ile imzaladıkları 07.01.2013 tarihli sözleşme ile taşeron olarak üstlendiğini, sözleşme konusu işin yapılıp teslim edildiğini, 26.12.2014 tarihinde davalı ile dava dışı iş sahibi ... İnş. ... A.Ş. arasında geçici kabulün düzenlendiğini ve geçici kabul itibar tarihinin 17.07.2014 olduğunu, davalı yüklenicinin düzenlenen hakedişlerinden “1.109.152,19 TL sistem garanti kesintisi” ile “593.400,00 TL emanete alınan para” adı altında kesintiler yaptığını, sözleşmede kesinti yapılacağına dair düzenleme olmamasına ve işin geçici kabulü yapılmasına rağmen bu kesintilerin ödenmediğini, bu nedenle ... 16. İcra Müdürlüğü’nün 2015/4406 Esas sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine 24.04.2015 tarihinde icra takibi başlattığını, itiraz üzerine takibin durması nedeniyle 18.05.2015 tarihinde 500.000,00 TL harca esas değer gösterilerek eldeki mevcut davayı açtığını belirtmiştir. Davalı yüklenici, taraflar arasında akdi ilişkinin mevcut olduğunu, dava dışı iş sahibi ... İnş. ... A.Ş. tarafından kendilerine ödeme yapıldığında söz konusu bedellerin ödeneceğini, sözleşmede bu durumun düzenlendiğini, ortada muaccel olmuş bir alacak olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş; ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, 16 kesin nolu hakedişte “geçici kabul eksiklikleri ikmâli yapılmayan” adı altında kesilen 447.853,60 TL'den kesin kabul tutanağında belirlenen 700,00 TL nefaset kesintisinin düşülerek 447.153,60 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiğinden bahisle davanın kısmen kabulüne, icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; kararın taraflarca istinaf edilmesi sonucunda ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 2017/384 Esas 2018/239 Karar ve 01.03.2018 günlü kararı ile geçici kabul eksiklikleri için emanete alınan ve iade edilen 593.400,00 TL’den 16 nolu kesin hakedişten geçici kabul eksiklikleri ikmâli yapılmayan adı altında kesilen 447.853,60 TL’nin dava dışı ... İnş. ... A.Ş. tarafından 24.06.2015 tarihinde davalıya ödenmesi nedeniyle bu bedelin düşülerek 145.546,40 TL yönünden itirazın iptâli ile takibin devamına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı taşeronun icra takibine dayanak olarak davalı yüklenici tarafından hakedişlerinden kesilen “1.109.152,19 TL sistem garanti kesintisi” ile “593.400,00 TL emanete alınan para”yı gösterdiği anlaşılmıştır. Davalı yüklenici kesintilerin doğru olduğunu, dava dışı iş sahibi tarafından ödeme yapıldığında davacı alacağının ödeneceğini, ortada muaccel olan bir alacak olmadığını savunmuştur. Dava dışı iş sahibi ile davalı yüklenici tarafından imzalanan 17.07.2014 tarihli 16 nolu kesin hakediş incelendiğinde, “1.689.750,00 TL sistem garanti kesintisi” ile “593.400,00 TL emanet iadesinin” davalı yükleniciye ödenmesine, “447.853,60 TL geçici kabul eksiklikleri ikmali yapılmayan” ile “300.000,00 TL %3 kesintinin” tutulmasına karar verildiği, söz konusu bedellerin dava tarihinde sonra 24.06.2015 tarihinde davalıya ödendiği, davalıya yapılan bu ödemeden sonra davalının da aynı tarihli davacıyla olan işleri için kesin hakediş düzenlediği, bu hakedişin içeriği incelendiğinde “1.128.000,00 TL sistem garanti kesintisi iadesi” ile “593.400,00 TL geçici kabul için emanete alınan iade”nin ödenmesine, “447.853,60 TL geçici kabul eksilikleri ikmâli yapılmayan” bedel olarak tutulmasına karar verildiği, söz konusu takibe konu alacakların 10.07.2015 dava tarihinden sonra davacıya ödendiği anlaşılmıştır. İş bu ödemelerden sonra davacı cevaba cevap dilekçesinde, davaya
ödenmeyen 447.853,60 TL’nin tahsili ile sistem garantisi alacağı olarak yargılama aşamasında ödenen 52.146,40 TL için yargılama giderleri açısından devam ettiğini belirtmiştir.
Bilindiği üzere itirazın iptâli davası müddeabihi, takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Bu davanın takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı olarak ele alınması gerekir ve sonucu itibarıyla takibin devamına etkili bir davadır. Bu nedenle takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Davada her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. Bunun sonucu olarak takip ve dava konusu olmayan taleplerin bu davada dikkate alınamayacağı hakimin iddia ve savunmayla bağlı olduğu kuralının bir gereğidir (Emsal HGK 14.12.2011 tarih ve 2011/19-617 Esas 2011/749 Karar, 03.05.2006 tarih ve 2006/19-260 Esas 2006/251 Karar).
Somut uyuşmazlığımızda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından geçici kabul eksiklikleri için emanete alınan ve iade edilen 593.400,00 TL’den 16 nolu kesin hakedişten geçici kabul eksiklikleri ikmâli yapılmayan adı altında kesilen 447.853,60 TL’nin dava dışı ... İnş. ... A.Ş. tarafından 24.06.2015 tarihinde davalıya ödenmesi nedeniyle bu bedelin düşülerek 145.546,40 TL yönünden itirazin iptâli ile takibin devamına karar verilmiş ise de 447.853,60 TL’nin takip konusu yapılmadığı anlaşılmaktadır. Takibe konu yapılan “1.109.152,19 TL sistem garanti kesintisi” ile “593.400,00 TL emanete alınan para”nın davalı tarafından dava tarihinden sonra 10.07.2015 tarihinde davacı taşerona ödendiği anlaşılmıştır. İş bu durumda mahkemece, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi ve 6100 sayılı HMK m. 331/1 uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu gözetilerek yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken takip konusu yapılmayan alacak değerlendirilerek sonuca gidilmesi doğru olmamış, kararın belirtilen nedenlerle bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ : Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, 2.037,00'er TL duruşma vekillik ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne, karardan bir örneğinin ise ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2019 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.