"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, taraflar arasında 08.04.2014 tarihinde imzalanan Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nden kaynaklanmakta olup kira ödeme yükümlülüğünün tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Bir davanın dinlenebilmesi başka bir ifade ile işin esasının incelenebilmesi için gerekli şartlardan birisi de davacının o davayı açmakta hukuki yararının bulunmasıdır. Mahkemece dava şartları bulunup bulunmadığı her aşamada kendiliğinden araştırılacağı gibi görevi gereği temyiz halinde Yargıtay tarafından da dikkate alınır. Kural olarak tespit davaları bir kimse ile diğer bir kimse arasında var olan somut bir olaydan doğan hukuksal bir ilişkinin varlığının saptanmasına yönelik olup bundan ötesi bir işlevi yoktur. Eda davaları ise hem tespit hem edayı içerdiğinden tespit davasına eda davasının öncüsü denilebilir. Tespit davasının dinlenebilmesi için hukuksal bir ilişki ile hukuki yararın bulunması zorunludur. Hukuki yararın varlığı ise davacının bir hakkının veya hukuki durumunun bir tehlike ile tehdit edilmiş olması, bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumunun tereddüt içinde olması ve bu hususun davacıya zarar verebilecek nitelikte olması, tespit hükmünün bu tehlikeyi kaldırmaya elverişli olması halinde kabul edilebilir. Eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar yoktur.
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olaya gelindiğinde; davacı tarafından, taraflar arasında 08.04.2014 tarihinde imzalanan Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi gereği binanın teslimine kadar kira ödeme yükümlülüğünün tespiti talep edilmekte ise de yukarıda izah edildiği şekilde davacı tarafından eda davası açılabilecek halde tespit davası açılmasında hukuki yarar yoktur.
Bu durumda mahkemece eda davası açılması mümkün olan hallerde tesbit davasını açmakta hukuki yarar bulunmadığı ve mahkemece davanın dava şartı yokluğunda reddine karar verilmesi yerine yanlış değerlendirme ile kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.
Öte yandan 02.02.2017 tarihli dilekçesi ile sözleşmenin taraflarından ..., 16.02.2017 tarihli dilekçesi ile....'in davaya müdahil olarak katılmaları talepleri 16.02.2017 tarihli ara kararının ikinci maddesi ile kabul edilmiş olmasına rağmen karar başlığında asli müdahiller ....'in gösterilmemesi de kabul şekli itibariyle usul ve yasaya aykırı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 11.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.