Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :...2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı-birleşen dosya davacısı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ...ile davalı vekili Avukat... geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Asıl ve birleşen dava, eser sözleşmesi ve ek sözleşmeden kaynaklanmakta olup ödenmeyen iş bedeli alacağının tahsili, iş sahibi tarafından açılıp birleşen dava ise eksik ve kusurlu işler bedelinden asıl davada mahsup edilen dışında kalan kısmının tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece davaların birleştirilerek yapılan yargılaması sonucunda asıl davanın ıslahla arttırılan miktar da dikkate alınarak kabulüne, birleşen davanın ıslahla arttırılan miktarda dikkate alınarak kısmen kabulüne ve birleşen davada hükmedilen eksik ve kusurlu işlerin giderim bedelinin asıl davada hükmedilen yüklenici alacağından mahsup edilerek aradaki farkın iş sahibi kooperatiften tahsiline dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle yüklenici şirket tarafından ibraz edilen, dairelerdeki eksik ve kusur bulunmadığı ve ibra ettiklerine dair belgeler dava dışı kooperatif üyeleri tarafından kredi kullanılan dava dışı bankaya hitaben verilmiş olup davalı iş sahibini bağlamasının hukuken mümkün bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2-Davalı-birleşen dosya davacısı iş sahibi kooperatif cevap dilekçesi ve aşamalardaki sunumlarında asıl dava davacısı yüklenicinin eksik ve kusurlu imalât yaptığını ileri sürerek davanın reddini istemiş ve birleşen davasında yüklenicinin yaptığı eksik ve kusurlu işler bedelinin toplam maliyetinin iş sahibi kooperatifin bakiye sözleşmedeki belirtilen borcundan mahsubunu, iş sahibinin alacaklı çıkması durumunda talep ettiği miktarın yükleniciden alınarak iş sahibi kooperatife verilmesini talep etmiştir. Asıl davada iş sahibi kooperatifin eksik ve kusurlu işler bulunduğu savunması mahsup itirazı niteliğinde olup ilk itiraz olarak ya da karşı dava şeklinde ileri sürülmesi zorunlu olmadığı gibi, iş sahibi birleşen davasında eksik ve kusurlu işlerin giderim bedelinin yüklenici alacağından mahsup edildikten sonra eksik ve kusurlu işlerin giderim bedelinin yüklenici alacağından fazla çıkması halinde bu miktarın yükleniciden tahsilini birleşen davada davalıdan talep etmiştir. Asıl davada yüklenicinin iş sahibinden istemekte haklı olduğu ödenmeyen toplam 887.000,00 TL iş bedelinden eksik ve kusurlu işlerin giderimi için gerekli olan 511.050,00 TL mahsup edildikten sonra yüklenicinin ödenmeyen iş bedeli alacağı 375.950,00 TL kalmaktadır.

Bu durumda mahkemece yüklenici tarafından açılan asıl davada yüklenicinin istemekte haklı olduğu ve ıslahla arttırdığı 887.000,00 TL iş bedelinden iş sahibinin mahsubunu istediği 511.050,00 TL eksik ve kusurlu işlerin giderim bedeli düşüldükten sonra kalan 375.950,00 TL üzerinden 100.000,00 TL'sinin dava, 275.950,00 TL'sini de 21.12.2016 ıslah tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmak suretiyle iş sahibinden tahsiline karar verilmesi, iş sahibinin birleşen davasında yükleniciye olan borcundan isteyebileceği eksik ve kusurlu işlerin giderim bedelinin mahsubundan sonra alacağı kalmadığından birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan ve iş sahibinin birleşen davadaki açık talebi de gözden kaçırılarak asıl ve birleşen davada tahsil hükmü kurularak bilahare mahsup işlemi yapılması usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun görülmüştür.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 2.037,00'şer TL duruşma vekillik ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 353,20 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacı-birleşen dosya davalısından, 353,20 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalı-birleşen dosya davacısından alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine,

karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 19.06.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***