Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, eser sözleşmesi nedeniyle ödenmeyen fazla iş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.

1-Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davacı yüklenici taraflar arasında imzalanan 08.06.2011 tarihli sözleşme ile “... Türbesi Restorasyon Yapım İşi”ni üstlendiğini, işi yapıp teslim ettiğini, ancak sözleşme dışı yaptığı iş bedellerinin ödenmediğini iddia etmiş; davalı iş sahibi ise sözleşme dışı yapılan iş bedellerinin ödendiğini, bunun haricinde başka sözleşme dışı iş yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiş; mahkemece yapılan ilk yargılama sonunda davanın kabulüne dair verilen kararın davalı iş sahibi tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2016/1363 Esas 2016/5084 Karar ve 12.12.2016 günlü kararı ile sözleşmenin götürü bedel sözleşme olduğu, sözleşmenin 28. ve 29. maddelerinde öngörülmeyen durumlar nedeniyle iş artışının zorunlu olması halinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 22. maddesi hükmünün uygulanacağı, sözleşme eki olan ve sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 21 ve 22. maddelerinde ise anahtar teslim götürü bedel ihale edilen yapım işlerinde sözleşme bedelinin %10’una kadar olan işlerin süre hariç sözleşme ve ihale dökümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye yaptırılabileceği, bu hükümlere göre sözleşme dışı iş yapılması halinde öncelikle bu işlerin ne miktar iş artışına yol açtığının belirlenmesi ve %110 kapsamında kalan işlerin bedelinin sözleşme fiyatlarıyla (artış oranı götürü bedele oranlanarak), %110’

aşan işlerin bedelinin de sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 410 ve devamı maddeleri uyarınca işin yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçleriyle hesaplanması, serbest piyasa rayiçlerinin içinde KDV de yer aldığından mükerrerliğe sebebiyet verecek şekilde ayrıca KDV eklenmemesinin gerekeceği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda mahallinde inceleme yapılarak sözleşme eki proje ve mahal listesi ile fazla iş karşılaştırması yapılmadan ve sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi gözetilmeden bedel hesaplaması yapıldığı, davalı vekili tarafından teknik nitelikteki dayanakları da gösterilmek suretiyle rapora itiraz edildiği ancak bu itirazlar da değerlendirilmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulduğu anlaşılmıştır.

Bozmadan sonra yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi kurulu raporu ve ek raporu incelendiğinde; bilirkişiler tarafından sözleşme konusu işin yaklaşık maliyetinin 99.297,63 TL, sözleşme bedelinin ise 66.000,00 TL olduğu, böylelikle %33,5 oranında ihale tenzilatı uygulandığı, sözleşme dışı yapıldığı belirtilen bir kısım imalât bedellerinin işin ihaleye çıkıldığı 2011 yılı yaklaşık maliyette saptanan birim fiyatların uygulanarak 9.954,91 TL bulunduğu, buna %33,5 ihale tenzilatı uygulandığında 6.620,02 TL olduğu ve bunun da sözleşme bedeli olan 66.000,00 TL’nin %10’una tekabül ettiği, KDV eklendiğinde ise bedelinin 7.811,62 TL olduğu, %10 dışında kalan diğer sözleşme dışı imalâtların ise 2011 yılı serbest piyasa fiyatlarına göre bedelinin 29.121,05 TL olduğu, bu fiyatlar içinde KDV olduğundan ayrıca eklenmesi gerekmediği belirtilmiş, mahkeme tarafından yapılan yargılama sonunda bilirkişi tarafından %10 dışında serbest piyasa fiyatlarına göre belirlenen 29.121,05 TL’den %18 oranındaki KDV düşülerek 23.879,26 TL ile buna %10 kapsamında kalan sözleşme dışı iş bedeli 7.811,62 TL eklenerek 31.690,88 TL’ye hükmedildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre 09.05.1960 gün 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak oluşturduğundan bozma uyarınca inceleme yapılması ve hüküm kurulması zorunlu hale gelmiştir. Somut uyuşmazlığımızda her ne kadar mahkeme tarafından bozmaya uyulmuş ise de bozma kapsamı doğrultusunda rapor alınıp, hüküm verilmediği anlaşılmıştır. Dairemizin ilk bozma kararında belirtildiği üzere taraflar arasında götürü bedel esasına dayalı sözleşme imzalanmış olup, davacı yüklenici tarafından sözleşme dışı iş yapıldığı iddia edildiğinden bu durumun sözleşme eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 21. ve 22. maddelerine göre değerlendirilmesi gerekirken, bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda %10 kapsamında kalan sözleşme dışı işlerin bedelinin ihaleye esas yaklaşık maliyette belirlenen birim fiyatların kullanılarak ve bu fiyatlara kendilerine göre hesapladıkları ihale tenzilatı uygulanarak sonuca gidilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece bilirkişiler tarafından serbest piyasa fiyatları içinde KDV ekli olduğundan ayrıca eklenmeyerek bulunan %10 kapsamı dışında kalan sözleşme dışı iş bedeli 29.121,05 TL’den ayrıca %18 oranında KDV düşülerek 23.879,26 TL’ye hükmedilmesi de doğru olmamıştır.

O halde mahkemece yapılacak iş; hükme esas alınan bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sözleşme eki mahal listesi ve proje gözetilerek fazla imalât olup olmadığının tespiti ile söz konusu işlerin sözleşme kapsamında kaldığı ve götürü bedele dahil olduğu sonucuna varıldığı takdirde davayı reddetmek, sözleşme dışı yapıldığı ve götürü bedele dahil olmadığı

sonucuna varıldığı takdirde ise iş artış oranının belirlenerek Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 21. maddesi hükümlerine göre %10 iş artışı kapsamında kalan işlerin bedelini sözleşme fiyatlarıyla (artış oranı götürü bedele oranlanarak), %10’u aşan işlerin bedelinin de yapıldıkları tarihteki serbest piyasa fiyatlarıyla hesaplatmak ve hüküm altına almaktan ibarettir. Mahkemece eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak yazılı şekilde davanın kısmen kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 17.01.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***