Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

İlk Derece Mahkemesi :. Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce verilen kararın temyizen tetkiki davacı vekili tarafından duruşmalı olarak istenmiş, duruşma talebi kabul edilerek 10.09.2019 tarihinde yapılan duruşmaya davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekilleri Avukat ... ve Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, sözleşmenin uyarlanması istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuş, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin 2018/1308 Esas, 2018/1304 Karar ve 18.06.2018 günlü kararı ile davacının istinaf talebinin reddine, davalıların ise istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, verilen karar karşı davacı tarafından yasal süresi içinde temyiz yoluna başvurulmuştur. Davacı yüklenici, davalılar ise arsa sahibidir.

Davacı yüklenici, davalı arsa sahibi ... ile dava dışı arsa sahipleri...ve ...ile .... Noterliği'nin 31.05.2012 tarih ve 14087 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye konu taşınmazın Samsun ili, Atakum ilçesi, Balaç Mahallesi 8510 ada 5 ve 11 parseller olduğunu, bu sözleşmeye göre işin teslim süresinin 30 Mayıs 2016 tarihi olarak belirlendiğini, yine aynı noterliğin 17.07.2012 tarih ve 18289 yevmiye numaralı sözleşmesi ile davalı arsa sahibi ...’a vekâleten ... ile sözleşme imzalandığını, sözleşmeye konu parselin ise 8510 ada 12 parsel olduğunu, bu sözleşme uyarınca ise işin teslim süresinin 30.07.2016 tarihi olarak belirlendiğini, yine davalı arsa sahipleri ile aynı noterliğin 28.01.2014 tarih ve 2474 yevmiye numaralı sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşme ile işin teslim süresinin 30.07.2016 olarak belirlendiğini, 18289 yevmiye numaralı sözleşme uyarınca davacıya ortak alma yetkisi verildiğini, bu nedenle dava dışı Mehmet Sungur ile inşaatın birlikte yapılıp teslim edilmesi için adi ortaklık sözleşmesi imzalandığını, ancak bu kişinin 15 Temmuz 2016 hain darbe teşebbüsü sonucunda Amerika’ya kaçtığını ve malvarlığına el konulduğunu, ülkede OHAL ilan edildiğini, bu nedenle inşaatın belirlenen teslim süresinde teslim edilemediğini, ayrıca ek işler yapıldığını, belediye meclis kararının uzun sürmesi nedeniyle yapı ruhsatının 16.07.2013 tarihinde alındığını, bu nedenlerin de işin süresinin uzamasına sebebiyet verdiğini belirterek inşaat süresinin 30 Temmuz 2016 tarihinden başlamak üzere 29 ay uzatılmasına karar verilmesini talep etmiş; davalı arsa sahipleri ise ortaklar arasındaki sorunların kendi iç ilişkileri olduğunu, inşaatta ek iş yapılmadığını, 03.01.2017 tarihinde yaptırılan tespitle inşaatın ancak %69’unun tamamlandığının anlaşıldığını, davacının kira tazminatından kaçınmak için bu davayı açtığını belirterek davanın reddini savunmuş; ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu da dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile 2 yıl ek süre verilmesine karar verilmiş, verilen karara karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasında imzalanan 28.01.2014 tarihli sözleşme ile inşaat teslim süresinin 30.05.2016 tarihi iken 30.07.2016 tarihine uzatıldığı, sözleşme bitim tarihinden sadece 15 gün önce gerçekleşen hain darbe girişiminin ve akabinde OHAL ilan edilmesinin ek süre istemine haklı gerekçe oluşturmadığı gibi sözleşme dışı yapıldığı belirtilen imalâtların da yüksek nitelikli yapı da olması gereken imalâtlar olması nedeniyle sözleşme kapsamında olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Davacı tarafından süre uzatımı talep edilen kat karşılığı inşaat sözleşmeleri incelendiğinde; davalı arsa sahipleri ... ile ... haricinde...ve ...’ın da tapuda hissedar olup, imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde de taraf oldukları anlaşılmıştır. Sözleşmeyi imzalayan arsa sahibi hissedarlar arasında TMK'nın 692. maddesi uyarınca zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan mahkemece dava dışı bu paydaşların açılan iş bu davaya muvafakatlerinin olup olmadığının araştırılması, muvafakatlerinin olmadığının anlaşılması durumunda davacı yükleniciye iş bu arsa sahibi paydaşları dahili davalı olarak davaya dahil etmesi için süre verilmesi, bundan sonra işin esasına geçilmesi gerektiği gibi, dosya arasında bulunan .... Noterliği'nin 31.05.2012 tarih ve 14087 yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesine ekli tapu kayıtları incelendiğinde, 8510 ada 11 parsel numaralı taşınmaz malikleri arasında sözleşmeyi arsa sahibi sıfatıyla imzalayan davalı ..., dava dışı...ile ...dışında tapuda hissedar olarak ...’un da olduğu anlaşılmakta ise de; bu paydaş ile davacı yüklenici arasında resmi şekilde düzenlenmiş kat karşılığı inşaat sözleşmesi olup olmadığı dosya arasında bulunan bilgilerden anlaşılamamaktadır. Paylı mülkiyete tabi taşınmazlarda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçerli olabilmesi için TMK'nın 692. maddesi hükmü uyarınca tüm paydaşlarla yüklenicinin sözleşme yapmış olması gerekmektedir. İş bu nedenlerle mahkemece davacı yükleniciden dava dışı hissedar ... ile resmi şekilde düzenlenmiş kat karşılığı inşaat sözleşmesinin olup olmadığının sorulması, sözleşme ilişkisi varsa söz konusu sözleşmenin dava dosyasına kazandırılması ve dava dışı bu paydaşın davaya muvafakatinin olup olmadığının davacı yükleniciden sorulması, muvafakatinin olmadığının anlaşılması durumunda davacı yükleniciye iş bu arsa sahibi paydaşı da davaya dahil etmesi için süre verilmesi; resmi şekilde düzenlenmiş sözleşme ilişkisinin bulunmadığının anlaşılması durumunda tüm arsa sahiplerince imzalanmış ortada geçerli bir sözleşmenin olmadığı sonucu ortaya çıkacağından bu sözleşmeye dayalı olarak davacı yüklenicinin talepte bulunamayacağı sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu verilen karar doğru olmamış, kararın belirtilen nedenlerle bozulması uygun bulunmuştur.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 371/1-ç maddesine göre Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin 18.06.2018 gün 2018/1308 Esas, 2018/1304 Karar sayılı hükmünün davacı yararına BOZULMASINA, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne, karardan bir örneğinin ise ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2019 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

***