"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Tüketici Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinin feshi, fazla yapılan ödemeler ile uğranılan zararların tazmini, cezai şartın tahsili ve bir kısım senetlerin iadesi istemine ilişkin olup; mahkemenin davacı site yönetiminin aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine dair kararı, davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti; dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde kabul edilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatı bu anlamda, def'i değil itiraz niteliğinde olup; taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği gibi taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmalıdır. Nitekim Dairemizin 25.05.2015 tarihli, 2014/7154 Esas ve 2015/2790 Karar sayılı ilâmında da bu kurallara işaret edilmiştir.
Davanın dayanağını teşkil eden 10.07.2013 tarihli sözleşme “Saydam Site Yönetimi” adıyla davacı ile davalı şirket arasında akdedilmiştir. Sözleşme konusu imalât da ortak alanlara ilişkindir. Site yönetimi adına dava açılabilmesi için yönetim ile yüklenici arasında akdî ilişkinin bulunması gerekli ve yeterlidir. Somut olayda, davalı yüklenici şirketin muhatabı, sözleşmede iş sahibi olarak bulunan davacı site yönetimi olduğundan; davacının
aktif dava ehliyetinin varlığı kabul edilip davanın esasının incelenmesi gerekirken, davacı site yönetiminin aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı site yönetimi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı site yönetimi yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin ve Yargıtay başvurma harçlarının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 6502 sayılı Kanun'un 73. maddesi gereğince tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlıkça açılacak davalar her türlü harçtan muaf olduğundan davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 06.11.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.