"İçtihat Metni"
Mahkemesi:Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı, icra inkâr tazminatı istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.Davacılar vekili müvekkili şirket ile davalı arasında ... Mahallesi ... sokak .../... adresinde bulunan taşınmazda hastane binası yapılmak üzere sözleşme akdedildiğini, işi %95 oranında tamamlayan müvekkiline, bu süre içinde ödenmesi gereken hakedişlerin ödenmediğini, inşaat maliyetinin tamamına yakınını karşılayan müvekkilinin yaptığı toplam imalât bedelinin, 2010/1444 D. iş nolu dosyada mahkemece yapılan tesbite göre; 1.223.921.28 TL olarak belirlendiğini, davalının 12.10.2010 tarihinde tebliğ edilen noter ihtarına rağmen ödeme yapmadığından, iş bedeli için düzenlenen, 23.10.2010 tarih ve 30001 seri nolu faturaya istinaden giriştikleri; ... 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/8458 Esas sayılı dosyasındaki icra takibine davalının yaptığı haksız itirazın iptâline, takibin devamına icra inkâr tazminatına hükmolunmasını istemiştir.Davalı vekili takip dayanağı faturanın davacıya iade edildiğini, davalı temsilcisi ...’ın her iki şirkette de yetkili olması nedeniyle görevden alındıktan sonra da belge, sözleşme ve senet düzenlemeye devam ettiğini, düzenlenen faturanın, tesbit raporunun gerçeği yansıtmadığını, davacı şirkete ve temsilcisi ...’e 1.720.000,00 TL ödeme yapıldığını borç bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporu uyarınca daha önce temerrüt bulunmadığından işlemiş faiz isteminin ve koşulları oluşmadığından icra inkâr tazminatı istemlerinin reddine, icra takibine itirazın 1.003.000,00 TL üzerinden iptâline, karar verilmiştir.Taraflar arasında imzalanan 05.08.2010 tarihli sözleşme ile eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu, davacı yüklenici tarafından sözleşme konusu olan bir kısım imalâtların yapıldığı tarafların kabulündedir. Uyuşmazlık iş bedelinin miktarı ve iş bedelinin ödenip ödenmediği konularında toplanmaktadır. Sözleşmenin 2. maddesinde yapılacak imalâtlarda, metrajlar ve ataşmanlar hazırlanıp miktarların bulunacağı yazılı olmakla birlikte, sözleşme ve ekinde keşif birim fiyatları bulunmadığından, birim fiyatlarına göre imalât bedelinin hesaplanmasının mümkün olmadığı, anlaşılmakta olup yine sözleşmenin 12. maddesinde işin yaklaşık maliyetinin 1.500.000,00 TL olduğu yazılmış ise de, söz konusu bedel yaklaşık maliyet olduğundan, toplam götürü bedel olarak kabulünün de mümkün olmadığı görülmektedir. Sözleşmenin 4. maddesinde, her türlü malzeme, işçilik, SGK primleri, kesilen faturalar, kurumlar vergisi v.b giderlerin maliyeti oluşturacağı; oluşan bu maliyetten yüklenicinin %7 kâr bedeli alacağının kararlaştırıldığı; davalı iş sahibince malzeme, işçilik, SSK primleri ve kurumlar vergisi gibi ödemeler yapılmayıp, yükleniciye ait olduğu anlaşıldığından; mahkemece sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 366. maddesi ve dava tarihinden sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nın 481. maddesi gereğince yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle gerekirse mahallinde keşif yapılarak dosyadaki mevcut delil belge, tutanaklara göre davacı yüklenicinin sözleşme konusu işle ilgili malzeme, işçilik, SGK primleri, kurumlar vergisi gibi giderler ve kesilen faturalara göre yüklenici kârı ve KDV piyasa fiyatları içerisinde olacağından, yüklenici kârı ile KDV eklenmeden yapıldığı tarihler itibariyle mahalli piyasa rayiçleriyle maliyet bedeli hesaplatılıp, bu şekilde bulunacak maliyet bedeline sözleşmenin 4. maddesine göre %7 yüklenici karı eklenerek, davacının hakettiği bedel belirlendikten sonra, davacı defter ve kayıtlarında yer almayıp, kabul edilmeyen ödemelerle ilgili ispat külfetinin davalı iş sahibinde olduğu dikkate alınarak, kanıtlanan ödemeler düşüldükten sonra, davacı alacağı ve miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, sonucuna uygun karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan hususlar değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 24.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.