"İçtihat Metni"
Davacılar ... Mirasçıları 1-... 2-... 3-... ile davalılar 1-... 2-... 3-... Teknik İnş. ve Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki davadan dolayı ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 18.12.2015 gün ve 2006/658-2015/623 sayılı hükmü bozan Dairemizin 13.11.2017 gün ve 2016/1797-2017/3905 sayılı ilamı aleyhinde davalı ... Teknik İnş. ve Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, iş sahibi muris ... ile davalı yüklenici şirket arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, havuzun makine dairesi ve denge deposunun yanlış yere yapılarak ayıplı ifa sonucu ugranılan zararın 1086 sayılı HUMK'nın 575/2. maddesi gereği mahkeme hakimi, BK'nın 355 ve devamı maddelerine göre, bilirkişiler ve yüklenici şirketten tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davaya bakan hakim hakkındaki davanın tefriki ve görevli Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesinden sonra bilirkişiler ile yüklenici şirket hakkında sürdürülen yargılama sonucunda davalılar ... ve Şafak Özbey hakkındaki davanın reddine, davalı şirket hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davalı yüklenici şirketin temyizi üzerine, diğer temyiz itirazları reddedilerek, ayıbın giderim bedelinin 2003 yılı mahalli piyasa rayiçleri ile belirlenerek hükmedilmesi gerekçesiyle yerel mahkemenin kararının bozulmasına dair Dairemizce verilen 13.11.2017 gün 2016/1797 Esas, 2017/3905 Karar sayılı bozma ilamına karşı yine yüklenici şirket vekilince yasal süresi içinde karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Davacıların murisi iş sahibi ile yüklenici şirket arasındaki uyuşmazlık, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden doğmuştur.818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 126/4. maddesine göre yüklenicinin kasıt ve ağır kusuru ile akdi hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş, bilhassa ayıplı malzeme kullanmış veya ayıplı iş meydana getirmiş olması nedeniyle açılacak davalar hariç olmak üzere eser sözleşmesinden doğan bütün davalar beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Yüklenicinin kasıt veya ağır kusuru ile akdi hiç veya gereği gibi yerine getirmediği, bilhassa ayıplı malzeme kullanarak ayıplı iş meydana getirmiş olması sebebiyle açılacak davalarda BK'nın 125. maddesi gereğince on yıllık zamanaşımı süresine tabi olacaktır.Zamanaşımı süresi BK'nın 128. maddesine göre alacağın muaccel olmasıyla başlamaktadır. Zamanaşımını durduran sebepler BK'nın 132. maddesinde, zamanaşımını kesen sebepler 133. maddesinde sayılmıştır. BK'nın 135. maddesinde zamanaşımının kesilmesiyle yeni bir sürenin işlemeye başlayacağı, aynı maddenin ikinci fıkrasında borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir hüküm ile sabit olmuş ise yeni sürenin her zaman on yıl olduğu kabul edilmiştir. 137. maddede de alacaklının fiili ile zamanaşımı süresinin kesilmesi halinde yeniden işlemeye başlama tarihleri belirtilmiştir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelince iş sahibi ... tarafından yüklenici şirket aleyhine 01.05.2000 tarihli dilekçesiyle ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 200/176 Esasına kayıtlı olarak açtığı aynı sözleşmeye dayalı tazminat davasındaki dava dilekçesi içeriği ve dosya kapsamından sözleşme konusu işin yüklenici tarafından tamamlanarak 1995 yılı Ağustos ayında iş sahibine teslim edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre eserdeki eksik ve kusurlu işlerle ilgili alacaklar teslim ile muaccel-istenebilir hale geldiğinden zamanaşımı süresi 1995 yılı Ağustos ayı sonundan itibaren işlemeye başlamıştır. ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde iş sahibinin açtığı davada yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporundan sonra, iş sahibince mahkemeye verilen 30.05.2002 tarihli dilekçe ile eldeki davaya konu ayıbın giderilmesi istenilmiş ise de, bu talep BK'nın 133/2. maddesindeki dava veya def'i zımnında mahkemeye veya hakeme müracaat veya icra takibi yapılması, yahut iflas masasına müdahale olmadığından zamanaşımını kesici nitelikte değildir. Bunun dışında zamanaşımını durduran veya kesen diğer hallerin varlığı da ileri sürülüp kanıtlanmamıştır. Davalı yüklenici tarafından süresinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Havuz inşaatının iş sahibince yaptırıldığı da dikkate alındığında yüklenicinin kasıt veya ağır kusuru ile sözleşmeyi yerine getirmemiş ve bilhassa ayıplı iş yapmış hali söz konusu olmadığından zamanaşımı süresi BK'nın 125. maddesine göre on yıl değil, 126/4. maddesi gereğince beş yıldır.Bu durumda mahkemece eserin teslim edilip eksik ve kusurlu işlerle ilgili giderim bedelinin istenebilir hale geldiği 1995 yılı Ağustos ayı sonundan itibaren davanın açıldığı 14.09.2006 tarihine kadar uygulanması gereken beş yıllık zamanaşımı süresi geçtiği ve zamanaşımı süresinin durması ve kesilmesini gerektiren haller de bulunmadığından yüklenicinin süresinde yaptığı zamanaşımı def'i kabul edilip, yüklenici aleyhindeki davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi yerine, zamanaşımı def'i reddedilip kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Yerel mahkeme kararının davalı yüklenici şirket yönünden bu gerekçeyle bozulması gerekirken araştırmaya yönelik olarak bozulduğu bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından yüklenici şirketin karar düzeltme isteminin kabulü uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yüklenici şirketin karar düzeltme talebinin kabulü ile Daire'mizin 13.11.2017 gün 2016/1797 Esas, 2017/3905 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün yüklenici ... Teknik İnş. ve Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. yararına değişik bu gerekçe ile BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 143,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalı ... Teknik İnş. ve Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den alınmasına, ödediği temyiz peşin ve karar düzeltme harçlarının istek halinde karar düzeltme isteyen davalı ... Teknik İnş. ve Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye iadesine, 22.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.