"İçtihat Metni"
Davacılar 1-İ.. Z.. 2-G.. Z.. 3-G.. E.. 4-F.. Z.. 5-H.. Z.. ile davalı ...ve Tic. Ltd. Şti.'yi Temsilen ... arasındaki davadan dolayı ... 18. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 26.02.2015 gün ve 2011/270-2015/69 sayılı hükmü onayan 23. Hukuk Dairesi'nin 12.04.2018 gün ve 2015/4637-2018/2752 sayılı ilamı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinin bir türü olan gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, sözleşmenin süresinde ifa edilmemesi sebebiyle kira kaybı, eksik ayıplı işler bedeli ve tespit giderlerinin tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece tespit giderleri yargılama giderlerine dahil edilmiş, eksik ve ayıplı işler bedeli hesaplanmış, 7 nolu bağımsız bölümün teslim edilmediği gerekçesiyle bu bağımsız bölüm yönünden kira hesaplanmıştır. Diğer bağımsız bölümlerin ise 28.11.2010 tarihli tutanak ile teslim alındığına dair belge nazara alınarak kira tazminatı istenmeyeceği belirtilip taleple bağlı kalınmak suretiyle 8.770,80 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş karar taraf vekillerince temyiz edilmiş ve Yargıtay Yüksek 23. Hukuk Dairesince hüküm onanmıştır. Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Karar düzeltme talebinin kural olarak temyiz incelemesini yapan Yargıtay Hukuk Dairesince incelenmesi gerekmekte ise de; Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 09.02.2018 gün 2018/1 sayılı işbölümü kararı ile arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan ve 01.07.2016 tarihinden sonra temyiz ya da karar düzeltme talepli olarak Yargıtay'a gelen dosyalardaki temyiz ya da karar düzeltme taleplerini incelemek görevi Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'ne verildiğinden karar düzeltme talebi Dairemizce incelenmiştir.
Davacı vekili, müvekkilleri ile müteahhit sıfatıyla davalı şirketi temsilen ... arasında...1. Noterliği'nin 27.01.2009 tarih ve 02439 yevmiye numaralı Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre müvekkillerinin yapılacak inşaatın %55'ini kendi uhdelerinde bırakarak %45'ini davalıya satmayı vaat ve taahhüt ettiklerini, müteahhidin sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren, yirmi yedi ay sonunda inşaatı eksiksiz ve kusursuz olarak bitirip teslim etmek, ardından da binanın tamamı için iskân alınmış olarak otuz üç ayda anahtar teslimi inşaatı yapacaklarını taahhüt ettiğini, ancak yirmi yedi ayın sonuna gelindiğinde binada yapılan kontrollerde binanın genelinde birtakım eksik ve ayıplı işlerin olduğunun tespit edildiğini, davanın kabulü ile taraflar arasında düzenlenen Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi neticesinde taşınmaz üzerindeki inşaatın, taraflar arasındaki sözleşme şart ve hükümlerine uygun olmayan eksik, ayıplı olması ve henüz teslim edilmemesi sebebiyle müvekkillerinin uğramış oldukları zararların ve teslimde gecikme nedeniyle rayiç kira bedellerinin tazmin edilmesi amacıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL'nin (1.299,20 TL'si tespit giderleri olmak üzere) dava tarihinden itibaren uygulanacak reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekilinin inşaatı sözleşmeye uygun bir şekilde tamamlayıp arsa sahiplerine düşen yirmi dört bağımsız bölüm anahtarlarını sözleşme süresinden de önce 28.11.2010 tarihinde teslim ettiğini, arsa sahiplerinin kendilerine teslim edilmiş bağımsız bölümleri bir ay sonra, 01.01.2011 tarihinde kiraya vermeye başlayarak yirmi dört bağımsız bölümün çoğunluğunu kiraya verdiğini, davacıların dairelerini teslim aldıktan altı ay sonra ayıplı olduğunu iddia etmelerinin yasaya aykırı olduğu gibi haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacılara ait olan yedi nolu bağımsız bölümün müvekkili tarafından satış ofisi olarak kullanıldığını, bu bağımsız bölümün ortak giderlerinin müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilinin bu daireye kira ödemeye de hazır olduğunu, davacılara teslim edilmiş ve kullanılmakta olan daireler nedeniyle rayiç kira bedeli talep edilmesinin yasaya ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece mahallinde iki ayrı keşif yapılmış iki ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınmış ve arsa sahiplerine verilmesi gereken dairelerden sadece yedi nolu bağımsız bölümün teslim edilmediği diğerlerinin ise 28.11.2010 tarihli tutanak ile teslim edildiği kabul edilerek, davacının tespit giderleri talebi, yargılama giderleri arasında değerlendirilmek suretiyle, taleple bağlı kalınarak eksik, ayıplı işler bedeli ve yedi numaralı daire kira bedeli için 8.770,80 TL'nin tahsiline hükmedilmiş ise de; taraflar arasında...1. Noterliği'nce düzenlenmiş 27.01.2009 tarihli “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi”nin XII/2. maddesi “Müteahhit inşa edeceği dairelerin ve otoparkın tasdikli mimari projelerine ve inşaat ruhsatına, teknik şartnamesine uygun olarak tamamladıktan sonra anahtar teslimi olarak arsa sahiplerine veya temsilcisine, teslim etmek üzere yazılı bildirimde bulunacaktır. Müteahhidin bildirim tarihinden itibaren en geç 10 gün içerisinde arsa sahipleri, müteahhit ile birlikte binanın kabul işlemlerine geçecek ve en geç 10 gün içerisinde bu işlemleri tamamlayarak aralarında teslim alım belgesi düzenleyeceklerdir.” şeklinde düzenlenmiş olup, bu düzenleme HMK’nın 193. maddesi anlamında yazılı delil sözleşmesi mahiyetindedir. Mahkemece yazılı delil sözleşmesi re sen gözetilmelidir. Davalı yüklenici tarafından daire teslimlerinin sözleşmede belirtilen şekilde yapılıp yapılmadığı kanıtlanmalıdır. Ayrıca fiilen teslimin tespitinde, kira sözleşmeleri, abonelik sözleşmeleri ve benzeri sözleşmelerin varlığı değerlendirilmek üzere açılacak ayrı bir davada göz önüne alınacağının tabii bulunmasına göre davacıların talebi ve kabul edilen miktara göre kararın temyiz incelemesinde bu gerekçe ile onanması gerekir iken, yazılı şekilde onanması doğru olmamakla birlikte sonucu itibariyle doğru olan hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollaması ile uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca gerekçesinin düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, karar düzeltme talebinin kabulü ile Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 12.04.2018 gün ve 2015/4637 Esas, 2018/2752 Karar sayılı kararının kaldırılarak, mahkeme karar gerekçesinin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 136,00 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ödediği karar düzeltme ve temyiz peşin harçlarının istek halinde karar düzeltme isteyen davacılara geri verilmesine, 24.06.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.