Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı-karşı davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-karşı davalı vekili Avukat ... ile davalı-karşı davacı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan kesin hesap sonucu ortaya çıkan fazla ödemenin, karşı dava ise kesin hesap alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece bozmaya uyularak asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz olunmuştur.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Karşı dava yönünden yapılan diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Dairemiz'in 03.12.2015 günlü, 2014/6282 Esas 2015/6161 Karar sayılı bozma ilamında ''...Davalı-karşı davacı yüklenici şirket tarafından davacı-karşı davalı iş sahibi aleyhine açılan karşı davada, dava konusu iş nedeniyle davalı-karşı davacı yüklenici tarafından davacı-karşı davalı iş sahibine verilen teminat mektuplarının iadesi talep edilmiş, bu talep ile ilgili harç yatırılmadığı halde teminat mektuplarının iadesine karar verildiği anlaşılmaktadır. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 32. maddesinde düzenlenen “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır.” hükmü gereğince, harç ikmâli yapılması gerekir iken harç alınmaksızın karar verilmesinin doğru olmadığı...'' belirtilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak hüküm kurulduğu halde, karşı davada iadesi talep edilen kesin teminat mektupları için harç alınmadan, yargılamaya devam edilerek işin esasının incelenip, kesin hüküm oluşturacak şekilde karşı davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Yargıtay İBK’nın 04.02.1959 gün 13/5 ve 09.05.1960 tarih 21/9 sayılı kararlarında usule ait kazanılmış hak müessesesinin Usul Yasası'nın dayanağı ana esaslardan olduğu, kamu düzeniyle ilgili bulunduğu, mahkemenin Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulî kazanılmış hakkın doğacağı, mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararına göre karar verilmek zorunda bulunulduğu hükme bağlanmıştır. Bu itibarla, mahkemenin sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı bulunması, usule uygun sayılamaz ve bozma sebebidir. Bu durum, usulî müktesep hak kuralının bir çeşididir.

492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre: "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir (2. md.). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır (15. md.). Noksan tespit edilen değerler hakkında 30'uncu madde hükmü uygulanır (16/4. md.). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınır (21. Md.). (1) sayılı tarifede yazılı nispi karar ve ilam harcının 1/4'ü peşin alınır (28. md.). Yargılama sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o oturum için yargılamaya devam olunur, takip eden oturuma kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın işleme konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır (30. md.). Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamaz (32. md.). 6100 sayılı HMK 120/1. maddeye göre de davacı, yargılama harçlarını mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.

Bu durumda mahkemece yapılacak iş; kamu düzeninden olup, taraflarca ileri sürülmese dahi re'sen gözetilmesi gereken harç hususu dikkate alınarak davalı-karşı davacı yükleniciye dava dilekçesinde iadesini talep ettiği kesin teminat mektubunun tutarı açıklattırılarak, kesin teminat mektubunun bedeli üzerinden harcı yatırması için uygun süre verilmesi, noksan harçlar tamamlanmadıkça müteakip işlemler yapılamayacağından, şayet noksan harç ikmâl edilirse işin esası incelenip hüküm kurulması, harcın tamamlanmaması durumunda ise 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. maddesinin son cümlesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, bozma ilamına aykırı biçimde harç konusu gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek işin esası incelenip, kesin hüküm oluşturacak şekilde karşı davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması uygun bulunmuştur.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca karşı davada verilen kararın harç yönünden BOZULMASINA, 2.037,00'er TL duruşma vekillik ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 353,20 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 28.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***