"İçtihat Metni"
Mahkemesi :... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce verilen karar davacı vekili ile davalı ... vekilince temyiz edilmiş, davalı ... vekili tarafından duruşmalı olarak istenmiş, duruşma talebi kabul edilerek 09.04.2019 tarihinde yapılan duruşmaya davacı vekili Avukat ... geldi. Davalılar vekilleri gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkin olup, mahkemece davalılardan yüklenici ... hakkında açılan davanın reddine, kiraya veren ... hakkında elatmanın önlenmesi talebi yönünden davanın kabulüne, ecrimisil ödenmesi talebi yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince mahkeme kararının kaldırılarak her iki davalı hakkındaki ecrimisil ödenmesi talebinin reddine, elatmanın önlenmesi talebinin ise davalılardan ... hakkında kabulüne, diğer davalı ... hakkında reddine dair verilen hüküm, davacı ve davalılardan ... vekillerince temyiz olunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere
istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmış olup davacı arsa sahibi, davalı ... yüklenici, diğer davalı ... ise kat karşılığı inşaat sözleşmesi tanziminden sonra 17.10.2002 tarihinde davacı arsa sahibinden 2/8 pay satın alarak taşınmaz üzerine yüklenici tarafından inşa edilen binadaki 6 kapı numaralı daireyi dava dışı ... isimli kişiye kiraya vererek gelir elde eden paydaştır. Davacı dava dilekçesinde, davalı yükleniciyle aralarındaki 24.08.2001 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ekindeki paylaşım krokisine göre kendisine verilmesi gerektiği halde davalı yüklenici tarafından diğer davalı ...’a teslim edilip kiraya verilmek suretiyle gelir elde edildiğini ileri sürdüğü dava konusu 6 nolu daireye elatmanın önlenmesi ve ecrimisil ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Dosyadaki tapu kaydı ve kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre dava konusu taşınmazın tamamı davacı adına kayıtlı iken 17.10.2002 gün, 9759 yevmiye nolu işlemle 2/8 payını davalı ...’a tapudan devrettiği ve bu davalının taşınmazda pay sahibi olduğu anlaşılmaktadır. Yapılan keşif, alınan bilirkişi raporu ve ilgili belediye yazılan yazılara verilen cevaplara göre dava konusu taşınmaz üzerinde yapılan inşaat ruhsatsız ve imara aykırı olup yasal hale getirilmesi de mümkün değildir. Bu haliyle sözleşmedeki paylaşım oranına göre imara aykırı ve kaçak olup olup yasal hale getirilmesi mümkün bulunmayan bağımsız bölüm yada bölümlerin paydaşlardan birisine aidiyetine karar verilerek diğer paydaşın elatmasının önlenmesine karar verilmesi mümkün değildir. Davacının cevaba cevap dilekçesi ve bu dilekçeye ekli ihtarnamesinden davalılar ve dava dışı ...’a tapuda pay devri yapanın davacı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu halde mahkemece davacı ve davalı ...’ın dava konusu taşınmazda paylı mülkiyet şeklinde malik oldukları, üzerinde yapılan inşaatın imara aykırı, kaçak ve yasa dışı olup yasal hale getirilmesinin mümkün olmadığı, fiilen mevcut bağımsız bölümlerden birisine elatmanın önlenmesine karar verilmesinin, imara aykırı ve kaçak yapıya yasallık tanınması anlamına gelebileceğinden, davanın paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi niteliğinde olduğu kabul edilip gerekirse davacının intifadan men edilip edilmediği de belirlendikten sonra davanın sonuçlandırılması gerekirken Bölge Adliye Mahkemesi’nce yanlış değerlendirme sonucu ecrimisil kararı kaldırılmakla birlikte men’i müdahaleye karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalı ...’ın sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında
vekille temsil edilmediğinden davalı ... yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalı davalı ...'dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı davalı ...'a iadesine,
6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, 17.04.2019 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.