Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Davacı ... Havalandırma End. San. ve Tic. A. Ş. ile davalı ... Yapı İnş. Tes. San. ve Tic. Ltd. Şti., birleşen 2014/2574 Esas sayılı davada davacı ... Yapı İnş. Tes. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... Havalandırma End. San. ve Tic. A. Ş. arasındaki davadan dolayı ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.04.2016 gün ve 2014/164-2016/526 sayılı hükmü onayan Dairemizin 10.09.2018 gün ve 2017/397-2018/3130 sayılı ilamı aleyhinde davacı-birleşen dosya davalısı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Asıl ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup; asıl dava kur farkından kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı birleşen dava ise aynı sözleşme gereğince ayıbın giderim bedeli ve manevi tazminat alacağının tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece davaların birleştirilerek yapılan yargılaması sonucunda asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizden verilen 10.09.2018 gün 2017/397 Esas, 2018/3130 Karar sayılı onama ilamına karşı davacı-birleşen dosya davalısı vekilince yasal süresi içerisinde karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.

1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı-birleşen dosya davalısı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme talepleri yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2-Davacı taşeron, davalı yüklenici olup 14.04.2011 tarihli sözleşme ile davacı taşeron davalı yüklenicinin dava dışı iş sahibi ile imzaladığı sözleşme ile yapmakta olduğu ... Devlet Hastanesi ... Ek Poliklinik Binası Yapım İşinde havalandırma santralleri, chiller, fan coiller, frekans konvektörleri aspiratörlerin yapım işini üstlenmiştir. Sözleşme bedeli Euro cinsinden kararlaştırılmış olup KDV dahil 5. maddeye göre 145.140,00 Euro'dur. Aynı maddenin devamında da 115.000,00 TL'sinin 30.08.2011 vadeli çek ile kalan ödemelerin de cihazlar hazır edildiğinde 100.000,00 TL'sinin 30.09.2011 vadeli, 100.000,00 TL'sinin 30.10.2011 vadeli çek ile yapılacağı, çeklerin tahsil tarihinde geçerli olan T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden mahsuplaşma yapılacağı kararlaştırılmıştır.

Taraflar arasında davacı taşeronun sözleşme ile üstlendiği edimini yerine getirerek bedele hak kazandığı, sözleşmenin 5. maddesine göre 14.04.2011 tarihinde ileri keşide tarihli (uygulamadaki tabiri ile vadeli) çeklerin davalı yüklenici tarafından davacı taşerona verildiği uyuşmazlık konusu değildir. Davacı taşeronun verilen çeklerin üzerinde yazılı keşide tarihlerinden daha sonra ödendiği ve tahsil edildiğine dair bir iddiası bulunmadığı gibi davalı

yüklenicinin de söz konusu çeklerin üzerinde yazılı keşide tarihlerinden önce taşerona ödenerek çeklerin geri alındığına dair savunması ve delili bulunmamaktadır. Sözleşmenin 5. maddesindeki çeklerin ödendiği de tarafların kabulünde olduğundan ödemenin çeklerde yazılı keşide tarihlerinde yapıldığının kabulü gerekir. Çekler sözleşmede belirtilen 30.08.2011, 30.09.2011 ve 30.10.2011 tarihlerinde ödenmiş olsa dahi sözleşmenin 5. maddesinin son cümlesine göre çeklerin tahsil tarihinde geçerli olan T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden mahsuplaşma yapılacağından davacı taşeron bu tarihler itibari ile Euro cinsinden dövizin efektif satış kurundaki farklılık oranında kur farkı istemekte haklı olacaktır. Sözleşme tarihinde ödeme yapılmadığı, kur farkı ödeneceği kararlaştırıldığı ve ileriki keşide tarihli çeklerdeki tarihlerden önce ödeme de yapılmamış olduğundan davacı kur farkı istemekte haklı olup bunun miktarı da; 08.01.2016 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre 27.040,27 TL %18 KDV'si de 4.867,25 TL'dir. Davacının keşide ettiği ihtarnamenin tebliğ tarihi ve tanınan ödeme süresi dikkate alındığında davalı 02.03.2012 tarihinde temerrüde düşmüştür. Yüklenici temerrüt tarihinden 12.02.2013 tarihine kadar hesaplanacak işlemiş faizi de isteyebilecektir.

Bu durumda mahkemece; asıl davada bilirkişi kurulunca hesaplanan KDV dahil 31.907,52 TL kur farkı alacağını 02.03.2012 temerrüt tarihinde 12.02.2013 icra takip tarihine kadar istemekte haklı olduğu işlemiş faiz alacağı hesaplattırılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile asıl davanın tümden reddi doğru olmamıştır.

Yerel mahkeme kararının asıl dava ile ilgili kısmının bu gerekçe ile bozulması gerekirken onandığı bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından davacı-karşı davalının karar düzeltme talebinin kabulü uygun görülmüştür.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı taşeronun diğer karar düzeltme taleplerinin reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile Dairemizin 10.09.2018 gün 2017/397 Esas, 2018/3130 Karar sayılı ilamının asıl davaya ilişkin kısmının kaldırılarak yerel mahkemenin asıl davanın reddine ilişkin hükmünün davacı-birleşen dosya davalısı taşeron yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 143,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacı-birleşen dosya davalısından alınmasına, ödediği temyiz peşin ve karar düzeltme harçlarının istek halinde temyiz eden davacı-birleşen dosya davalısına iadesine, 09.07.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***