Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı...Birleşik Gaz Sanayi Teknolojileri A.Ş. vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı ... İnş. Müh. San. Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ... ve davalı ...Birleşik Gaz Sanayi Teknolojileri A.Ş. vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava davacı iş sahibince dava dışı hakem tarafından açılan dava sonucu ödenen hakem ücreti ve ferilerinin yüklenici iş ortaklığından rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2-Davacının temyiz itirazlarına gelince;

Taraflar arasında imzalanan 23.09.2005 tarihli eser sözleşmesindeki tahkim şartı uyarınca, yükleniciler tarafından hakemde açılan dava sonucunda hakem kurulunun 14.10.2009 tarihli davanın kısmen kabulüne dair verdikleri karar, iş sahibinin 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca açtığı hakem kararının iptâli davası sonucunda .. 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/737 Esas, 2010/45 Karar sayılı ilam ile kamu düzenine aykırı bulunarak iptâl edilmiş, yüklenicilerin temyiz itirazları Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2010/1904 Esas, 2010/4239 Karar sayılı ilamı ile reddedilip hüküm onanarak kesinleşmiştir.

Hakem kararının iptâlinden sonra başhakem ... tarafından iş sahibi BOTAŞ aleyhine ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/224 Esas sayılı dosyasında açılan hakem ücretinin tahsili davası sonucunda 13.12.2012 gün 2011/224 Esas, 2012/648 Karar sayılı ilamla 115.102,03 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, iş sahibince bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 01.04.2014 gün 2013/6770 Esas, 2014/555 Karar sayılı ilamı ile onanmak ve 21.10.2014 gün 2014/10278 Esas, 2014/13527 Karar sayılı ilamı ile karar düzeltme talebi reddedilmek suretiyle verilen karar kesinleşmiştir. İş sahibi BOTAŞ tarafından hakem tarafından yapılan icra takibi üzerine ... 7. İcra Müdürlüğü'nün 2012/19659 sayılı takip dosyasına toplam 210.102,38 TL ödenmiştir.

Yanlar arasında imzalanan 23.09.2005 tarihli sözleşme ve anlaşmazlıkların çözümü başlıklı tahkim şartını içeren 32. maddesinde hakem ücretinin miktarı, kimin tarafından ne şekil ve zamanda ödeneceği ve hakem kararının iptâli halinde hakem ücretinin kime ait olduğu ile kim tarafından ödeneceği konusunda bir düzenleme bulunmamaktadır. İptâl edilen hakem kararında da hakem ücretinin taraflarca hangi miktar ya da oranda ödeneceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Hakem yargılamasının tabi kılındığı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 16/A maddesinde hakem ücretinin taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa, dava konusu alacağın miktarı, uyuşmazlığın niteliği ve tahkim yargılamasının süresi de dikkate alınarak, hakem veya hakem kurulu ile taraflar arasında kararlaştırılacağı düzenlenmiştir. 28.12.2001 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Milletlerarası Tahkim Ücreti Tarifesi Yönetmeliği ile taraflarla hakem veya hakem kurulu arasında ve tahkim sözleşmesi veya şartında hakem ücretinin belirlenmesine ilişkin bir hüküm bulunmaması halinde hakem ücretinin belirlenmesiyle ilgili ücret tarifesinin hazırlanmasına ilişkin usul ve esaslar açıklanmıştır. Ancak bu düzenlemeler hakem ücreti miktarının belirlenmesine ilişkin olup, kimin tarafından ödeneceğini içermemektedir.

Hakem veya hakemlerle hakem davasının tarafları arasındaki ilişkide hakem ücretinin borçlusu hakemlerle taraf arasındaki ilişki vekâlet ilişkisi olduğundan tahkim davasının taraflarıdır. Taraflar hakem veya hakem kuruluna karşı hakem ücretinin ödenmesinden 6098 sayılı TBK'nın 511. maddesinin birinci fıkrası hükmünce müteselsilen sorumludur.

Hâl böyle olmakla birlikte hakem ücretini hakem ya da hakemlere ödeyen tahkim davasının tarafı bunu diğer taraftan rücu edebilecek midir? Edebilecek ise de bunun oran ve miktarı ne olacaktır? Yanlar arasında tahkim şartını düzenleyen sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmadığı gibi, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nda da somut uyuşmazlığa uyan bir düzenleme bulunmamaktadır. Tahkim giderleri başlıklı 16/D maddesine göre taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça yargılama giderleri ki, aynı Yasa'nın 16/B-1 maddesi gereğince yargılama giderlerine dahil olduğundan hakem ücreti haksız çıkan tarafa yüklenir. Davada her iki taraf da kısmen haklı çıkarsa, yargılama giderleri haklılık durumuna göre taraflar arasında paylaştırılır.

Bu açıklamadan sonra somut olaya gelince, davacı iş sahibinin yasal zorunluluk nedeniyle iptâl edilen hakem kurulu kararının başhakemine açılan dava sonucu ödemek zorunda kaldığı hakem ücretinden sorumluluğuna ilişkin taraflar arasında bir anlaşma bulunmadığı, ücrete hak kazanan hakemin dahil olduğu hakem kurulunun iş sahibi aleyhine verdiği hakem kararı iptâl edilerek ortadan kalktığından 4686 sayılı Kanun'un 16/B-1 maddesinin uygulanarak haklılık durumuna göre hakem ücretinin ve hakem yargılama giderinin paylaştırılması mümkün değildir. Ücretini alan hakemin katıldığı kurulun davacı iş sahibi aleyhine verdiği karar iptâl edilmekle hukuken kalmadığından hakem ücretinin tamamından tahkim davasını açan yüklenicilerin sorumlu tutulması gerekir.

Bu durumda mahkemece davacının kesinleşen mahkeme kararına istinaden ödemek zorunda kaldığı hakem ücreti ve fer'ilerinin tamamının davalı yüklenicilerden tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile somut olayda uygulanması mümkün olmayan HMK'nın 331/1 maddesine göre haklılık durumu takdir edilerek kısmen kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalıların tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.582,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 20.06.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Failed to fetch

***