Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanıp ödenmediği ileri sürülen iş bedeli alacağının tahsili için yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece inkâr edilen akdi ilişkinin yazılı delillerle ispatlanamamış ve yemin deliline de dayanılmamış olması sebebiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Kural olarak eser sözleşmesinin kurulması zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Ancak karşı tarafça akdi ilişkinin varlığının inkâr edilmesi halinde dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi gereğince, bir hakkın doğumu düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk lirasını geçtiği takdirde senetle ispatlanması gerekir.

Yazılı sözleşme bulunmamakla birlikte sözleşmenin varlığını ortaya koyan karşı tarafın ya da onun adına hareket eden kişinin imzasını taşıyan sözleşme ilişkisinin kurulduğuna delalet edecek teslim belgesi, fatura, tutanak veya başka bir iş nedeniyle yapıldığı kanıtlanamayan ödeme belgelerinin bulunması halinde sözleşme ilişkisinin ispatı mümkündür.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelince icra takip dosyasında takip talebine ekli davalı şirket kaşesi altında imzası bulunan 2013/2, 2013/3, 2014/1 nolu taşeron hakedişleri, davalı şirket tarafından davacıya taşeron olarak ödeme yapıldığını gösteren 11.01.2013, 22.02.2013, 05.03.2013, 20.03.2013 tarihli ve davalı tarafça ibraz edilen tediye makbuzlarındaki ödemeler birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafça davacı adı yazılarak tediye makbuzları ile yapılan ödemelerin dava dışı ... Ltd. Şti.'ye yapıldığı savunulmuş ise de, bu savunmalarını kanıtlayamadığından taraflar arasında akdi ilişkinin kurulduğunun kabulü zorunludur ve sübuta ermiştir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 08.05.2017 gün 2017/262 Esas, 2017/1940 Karar sayılı ilamı ile benzer içtihat ve uygulamaları). Akdi ilişkinin varlığının kanıtlanması halinde kapsamının tanık beyanı ile belirlenmesi mümkündür. Bu halde bedelle

ilgili mutabakat ve yazılı belge bulunmadığından hakedilen imalât bedelinin 6098 sayılı TBK'nın 481. maddesi hükmünce yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleri ile hesaplanması gerekir.

Bu durumda mahkemece az yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu anlaşıldığından ve kapsamı tanık beyanı ile de belirlenebileceğinden konusunda uzman teknik bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde yeniden keşif yapılıp, sözleşmenin kapsamı ile ilgili tarafların gösterdiği tanıklar da mahallinde dinlenip sözleşme kapsamı tesbit edildikten sonra davacının gerçekleştirdiği iş ve imalâtların işin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçleri ile bedeli konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, bulunacak miktardan, davalının 30.06.2015 tarihli cevap dilekçesine eklediği davacının adı ve soyadı ile imzasını taşıyan dört adet tediye makbuzundaki ödemelerin, davalı iş sahibince başka bir iş ilişkisi nedeniyle yapıldığı kanıtlanamadığından hesaplanacak bedelden düşülerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu eksik inceleme ile davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 18.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***