Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıp giderim bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen hüküm, davacı vekilince temyiz olunmuştur.

Davacı vekili, müvekkilinin 26.03.2008 tarihinde frigorifik yapıdaki yarı remork aracı davalıdan satın aldığını, bu araçla 13.05.2009 tarihinde ... ... sitesinde yük boşaltma işlemini yaparken aniden sağ ön lastiğinin patlaması sonucunda, aracın fiber kısmının içerisinden parçalandığını, bu hasar sonrasında gerekli bakım ve onarım işlerinin tamamlanarak kendilerine teslim edildiğini, onarım ve bakım sonrası 22.08.2011 tarihinde ...’dan ... istikamenite seyrederken ... ili civarında otobanda dorsede tamirat noktasında başlayarak çok büyk bir hasarın meydana geldiğini ve aracın 23.08.2011 tarihinde Daf-Tırsan servisine çekildiğini ve dorsenin pet (tam hasarlı) olduğunu ve yenisini almalarının gerekli olduğunu bildirdiklerini, bunun üzerine aracın yediemin otoparkına çekilip araç üzerinde ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/186 Değişik iş dosyasında yapılan tespit sonrası alınan raporda meydana gelen hasarın gizli ayıplı olarak yapılan onarımdan kaynaklandığını, 43.500,00 Euro bedelle giderilebileceğini, hasar gören aracının dava dışı şirketlere 79.414,19 TL ye onarıldığını, ancak araç üzerinde mevcut bir takip aparatlarının kullanılmış olması nedeniyle müvekkili tarafından bu aparatlar için 14.358,72 TL düşülerek 3. şirkete 65.028,47 TL ödendiğini, 22.08.2011 tarihinde hasara uğrayan aracın 17.01.2012 tarihinde onarımının tamamlandığını, bu süre zarfında yaklaşık 4,5 ay aracını kullanamadığını, bu nedenle 120.395,40 TL bedel ödemek zorunda kaldığını, ayrıca dorsenin çalışır durumda olduğu zamanlarda ... Kargo Servisi ile yapılan anlaşma gereğince 58.968,00 TL gelir kaybına uğradığını, yapılan masrafların mahsubu ile 61.653,43 TL zararının oluştuğunu, öte yandan otoparka da 1.327,00 TL ödendiğini bildirerek hasar nedeniyle uğranılan 128.429,90 TL zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğradığını, aracın satın aldıktan sonra aracın orjinalinde olmayan 400 lt. mazot deposu ve paslanmaz çelikten su deposu talebiyle araçta istemlere gereği yapıldığını ve 5 adet ray, 250 adet kanca ve 100 adet montaja hasır kancanın araca zarar verileceğinden yapılmadığını, maksimum net taşıma ağırlığının dikkate alınmayarak taşıma yapıldığını, müvekkili tarafından araçta onarım şeklinde işlem yapılmadığını, ayıplı iş bulunmadığını, araca 3. şirketlerce takılan treylerin müvekkili tarafından takılan lameberet tipi frigfrik treylerle uzaktan yakından ilgisi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna göre davcının 2. olay nedeniyle maruz kaldığı ve davaya konu ettiği hasardan dolayı davalının birinci olayda vermiş olduğu servis hizmeti arasında gizli ayıp nedeniyle illiyet bağı bulunmadığı, davalının sorumluluğu olmadığı, hizmetin gizli ayıplı olduğu kabul edilse dahi satın aldığı tarih itibariyle BK'nınn 231. maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımına uğradığından bahisle dava reddedilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz olunmuş, bu kez Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nce karar davanın hem esastan hem de usulden (zamanaşımı) reddi doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada dava zamanaşımı nedeniyle reddedilmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Dava konusu araç davalıdan satın alınmış ise de, uyuşmazlık aracın tamirinden kaynaklandığına göre, incelemenin de bu doğrultuda yapılması zorunludur. Esasında mahkemenin de kabulü bu yöndedir. Ne var ki, zamanaşımı süresi BK'nın satıma ilişkin hükümleri değil, eser sözleşmesine ilişkin hükümleri değerlendirilerek belirlenmelidir. Uyuşmazlık 13.05.2009 tarihli onarımdan kaynaklandığına göre, eser sözleşmesinde uygulanması gereken zamanaşımı sözleşmenin kurulduğu tarih itibariyle yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK'nın 126/IV. maddesindeki süre olup, beş (5) yıldır ve dava tarihi itibariyle zamanaşımının süresinin dolduğundan bahsedilemez. Bu durumda mahkemece işin esasının incelenip karar verilmesi gerekirken hukuki değerlendirmede hataya düşülüp zamanaşımı nedeniyle davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilince temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 04.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***