Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı-birleşen dosya davalısı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-birleşen dosya davalısı vekili Avukat ... ile davalı-birleşen dosya davacısı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Asıl ve birleşen dava, sözleşmeden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yürütülen icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili talebinden ibarettir. Asıl davada davacı-birleşen dosya davalısı iş sahibi, asıl davada davalı-birleşen dosya davacısı ise yüklenicidir.Asıl davada davacı iş sahibi vekili, inşaatını yaptıkları ...Otel inşaatının çatı çelik konstrüksiyon imalâtı, montajı ve boyanması işi için davalı ile aralarında 05.10.2012 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre yapılacak işle ilgili nakliyenin davalı yüklenici, kule vincin ise kendileri tarafından karşılanmasının kararlaştırıldığını, kg bedelinin KDV hariç 2,70 TL olup yapılacak işin ise yaklaşık 130 ton olduğunu, davalı şirketin sözleşmede belirtilen süre içerisinde sözleşme konusu yapıyı tamamlayamadığını, tamamladığı kısımları da projedeki ve teknik şartnamedeki şartlara aykırı ve ayıplı olarak tamamladığını, durumun mahkemede yaptırılan tespit ile de belirlendiğini, davalıya çekilen ihtarın sonuçsuz kaldığını bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini, davalıya yaptığı iş karşılığı 300.000,00 TL bedel ödendiğini belirterek eksik ve ayıplı ifa nedeniyle 25.000,00 TL maddi zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Asıl davada davalı vekili; sözleşmede işin değerinin 2,70 TL/kg (KDV hariç) ve 130 ton olarak kararlaştırıldığını, davacının engellemeleri nedeniyle işi tamamlayamadıklarını tespit raporunda belirlenen montaj hatalarını tamamen giderdiklerini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Birleşen dosyada davacı yüklenici vekili, açtığı davasında bakiye imalât bedeli alacağı için yaptığı icra takibine itirazın iptâline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Birleşen dosyada davalı iş sahibi vekili davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece ilk kararda asıl davanın reddine birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflar vekillerince süresi içerisinde temyiz edilmiş, Dairemizin 20.12.2017 tarih, 2016/5014 Esas, 2017/4511 Karar sayılı kararı ile bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiş ve verilen karar, taraf vekillerince yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1086 sayılı HUMK'nın yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09.05.1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda; Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı, usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş bulunması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesi usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeniyle de ilgili olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'da da usulî kazanılmış hakka ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta ise de bu ilkenin uygulanma gerekliliği HMK hükümleri karşısında da varlığını sürdürmektedir. Yargıtay'ın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, mahkemenin bozma kararına uyması ile, bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü müktesep hak doğmuştur. Yargısal ve bilimsel içtihatlarda “usulî kazanılmış hak” ya da “usulî müktesep hak” olarak adlandırılan bu ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.02.1998 tarih, 1987/2-520 Esas, 1988/89 karar sayılı ilamında “Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisinin lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usuli kazanılmış hak denilmektedir...” şeklinde tanımlanmaktadır.

Bu anlatımlar ışığında somut olay incelendiğinde; mahkemece bozmaya uyulmuş ise de, bozma gereklerinin yerine getirildiğinden söz edilemez. Dairemizin hükmüne uyulan bozma ilamında; “...Taraflar arasındaki sözleşmede KDV hariç 2.75 TL/kg birim fiyat yazılmasına rağmen KDV hariç 2.70 TL/kg birim fiyat üzerinden anlaşma yapıldığı ihtilâfsızdır. Mahkemece davalının beyanında belirttiği 117.504 kg imalât yapıldığı kabul edilmiş, bilirkişi raporuna göre yapılan miktarın ayıplı olması nedeniyle nefaset kesilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Buna ilişkin kabul doğru ise de bilirkişilerden alınacak ek rapor ile gerçekleştirilen imalâtların ölçümünün ayrı ayrı yaptırılıp sözleşme birim fiyatlarıyla yapılmış olan işin bedelinden ayıplara göre indirimi gereken bedelin saptanması ve davacı-birleşen dosya davalısı ... ve Tur. Hiz. İnş. San. ve Tic. A.Ş. tarafından temin edilen vinç giderlerinin dikkate alınarak hak edilen tüm iş bedelinin hesaplattırılıp bundan ödemelerin mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesi yerine piyasa fiyatları ile bulunan bedele TEFE katsayısı uygulanarak sonuca varılması doğru olmamış açıklanan bu nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir...” gerekçesi ile gerçekleştirilen imalâtların ölçümünün ayrı ayrı yaptırılıp sözleşme birim fiyatlarıyla yapılmış olan işin bedelinden ayıplara göre indirimi gereken bedelin saptanması ve davacı-birleşen dosya davalısı ... ve Tur. Hiz. İnş. San. ve Tic. A.Ş. tarafından temin edilen vinç giderlerinin dikkate alınarak hak edilen tüm iş bedelinin hesaplattırılıp bundan ödemelerin mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozma kararı verilmiş olup, bozmadan sonra alınan rapor bozma öncesi alınan 23.07.2018 tarihli 4. ek raporun tekrarı niteliğinde olup bozmaya uygun değildir. Bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmemesi usul ve yasaya aykırı olmuş ve hükmün bozulması gerekmiştir.Bundan başka, davalı-birleşen dosya davacısı yüklenici tarafından yapılan işler ile ilgili bakiye alacağının olduğundan bahisle eldeki davadan başka ... Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nin 2018/253 Esas sayısında itirazın iptâli davası açtığı ve bu davada karar verildiği anlaşılmakta, ancak kararın kesinleşip kesinleşmediği belirlenememektedir. Bahsi geçen dosya getirtilip incelenerek mükerrer alacak talep edilip edilmediği belirlenerek dosya derdest ise gerektiğinde bu dosya ile birleştirilmesi, kesinleşmiş ise kesinleşen olguların bu davaya etkisi tartışılarak yeniden ek rapor alınıp davanın esasının çözümlenmesi gerekir. Aksi düşüncelerle bozmaya uygun olmayan ek rapora göre karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 437,00 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacı-birleşen dosya davalısından, 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalı-birleşen dosya davacısından alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 23.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***