Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, davalının icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulmasına dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2-Taraflar arasında yazılı olmamakla birlikte her iki tarafında paydaş olduğu arsa üzerinde inşaat yapımı konusunda eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu anlaşılmaktadır. Tarafların beyanı ve dükkanın imalât bedelinin 1/3'üne göre hesaplama yapan bilirkişi raporuna karşı davacının itirazının olmaması ve 1/3 dükkan değeri esas alınarak kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının bulunmaması sebebi ile ve davalının da dükkanın 1/3 bedelinin kendisi tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını savunması karşısında, yapılacak inşaattaki dükkanın 1/3 imalât bedelinin davalı tarafından ödenmesinin taahhüt edildiğinin kabulü gerekir. Miktar belirli olmadığından, ödenecek bedel arsa üzerinde yapılacak dükkanın, sözleşmenin ve inşaatın yapıldığı 2013 yılı mahalli piyasa rayiçleri ile tespit edilecek imalât bedelinin 1/3'ü kadar olacaktır.

Hükme esas alınan 19.02.2016 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda sözkonusu dükkanın keşif tarihindeki eksik imalâtlar da göz önünde bulundurulduğunda 2013 yılı itibari ile imalât bedelinin 31.542,00 TL olup davalının sorumlu olduğu miktarın 10.514,00 TL olduğu belirtilmiştir. Davacı, dava dilekçesinde 12.000,00 TL senet bedelinden yapılan ödemeleri mahsup ederek icra takibinde bulunduğunu beyan ettiğinden 12.000,00 TL'den

takip talebine konu edilen 11.150,00 TL düşüldüğünde ödemenin 850,00 TL olarak yapıldığının kabulü gerekir.

Öte yandan İcra İflas Kanunu'nun 67/II. maddesi gereğince itirazın iptâli davalarında borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için borçlunun itirazda haksız ve alacağın likid olması zorunludur. Alacağın varlığı ile miktarının yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporu ile saptanması halinde borçlu itirazında tamamen haksız ve alacak likid olmayacağından icra inkâr tazminatına hükmedilmesi koşulları oluşmayacaktır.

Bu durumda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda işin yapıldığı 2013 yılı fiyatlarıyla eksik ve kusurlar dikkate alınarak sözleşme nedeniyle davalının ödemek zorunda olduğu dükkanın imalât bedeli 31.542,00 TL'nin 1/3'ü olan 10.514,00 TL'den davacının mahsup yaparak ödediğini kabul ettiği 850,00 TL düşüldükten sonra kalan alacağı 9.664,00 TL üzerinden itirazın iptâline ve davalı itirazında tamamen haksız olmayıp alacak da likid olmadığından koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu davanın kabulü ve davalının icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödenenden 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 143,50 TL Yargıtay başvurma harcının mahsup edilerek, varsa fazla alınan harcın temyiz eden davalıya iadesine,

karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 03.12.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***