"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
İlk Derece Mahkemesi :. Asliye Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce verilen kararın temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, hakediş bedeli, iş artışı ve teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne dair verilen hükmün, davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine istinaf taleplerinin kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince yasal süresi içinde temyiz olunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp bir isabetsizlik bulunmaksızın karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı,... İlçesi Kargalı Yeraltı Barajı Dolu Savak ve Dipsavak İmalâtlarının Yapım İşinin İhalesini kazanarak 12.07.2012 tarihli sözleşmeyi imzaladığını, sözleşme gereğince müvekkili firmanın süresinde sözleşme edimlerini ifa ettiğini, idarenin talebi üzerine sözleşme bedelinin %10'u oranında iş artışı yapılmasına yönetim kurulu tarafından karar verildiğini, davalı idareden iş artışı ile birlikte toplam alacağının 289.190,00 TL + KDV olduğunu, fiyat farkları da hesaplanarak ve tespitiyle gecikme zararları ile birlikte ödenmesi ve teminat mektubunun iade edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı yüklenici vekili 23.11.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde 340.000,00 TL olarak gösterilen dava değerini 1.244,20 TL daha arttırarak 341.244,20TL'ye çıkarmıştır. Davalı savunmasında hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiği, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının husumet ehliyetinin olmadığını, idareye herhangi bir kusur yöneltilemeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davanın kabulülü ile 341.244,20 TL'nin 23.11.2015 ıslah tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline, 15.800,00 TL garanti tutarlı kesin teminat mektubunun davacıya iadesine karar vermiştir. Karar davalı vekilince istinaf olunmuştur.
İstinaf mahkemesince davalı vekilinin istinaf talebi kabul edilerek, dava dilekçesinde alacak miktarı 340.000,00 TL olarak gösterildiği ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığından, davacı tarafın ıslah talebiyle 1.244,20 TL alacağı davalıdan talep edemeyeceğine, ayrıca ıslah ile faiz talep etmiş ise de; davacı vekilinin ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edilmediğini ve davada istenmeyen faizin aynı davada sonradan istenmesi mümkün ise bunun davayı genişletme ve değiştirme yasağına girdiğinden ıslah talebi kabul edilmemiş ve davanın kısmen kabulü ile 340.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Davacı 23.11.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile 340.000,00 TL olan talebini 341.244,20 TL'ye çıkararak talebini artırdığı gibi aynı zamanda dava dilekçesinde talep etmediği halde tüm bedele ilişkin ticari faiz talebinde bulunmuştur. Dava, 6100 sayılı HMK yürürlük tarihi 01.10.2011'den sonra açılmış olup, HMK'nın 109/3. maddesinde "Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hali dışında kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez." hükmü uyarınca, davacı dava dilekçesinde fazlaya dair hakkını saklı tutmasa dahi, davayı ıslah etmesi mümkündür (HGK 2017/19-1628 E.- 2018/1098 K.). Somut olayda davacı, ıslah edilen miktar ve faize ilişkin talebi yönünden açıkça feragat etmediğinden mahkemece, davacının ıslah dilekçesinin davalıya tebliği ile davalının ıslaha karşı beyanı alındıktan sonra ıslahla ilgili karar verilmelidir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davacının temyiz itirazlarının kabulü ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 18.228,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, dosyanın bozma kararı doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi'ne, karardan bir örneğin ise ilk derece mahkemesine gönderilmesine,25.09.2019 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.
Davalı
----------------
24.304,67 TL İlam H.
218,50 TL Yrg.Bşv.H.
----------------
24.523,17 TL İlam H.
6.294,67 TL Peşin H.
----------------
18.228,50 TL Bakiye H.