Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ve ödenmeyen iş bedeli alacağının tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vâki itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine dair verilen hüküm yasal süre içerisinde davacı vekilince temyiz edilmiştir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.

Davacı yüklenici vekili; davalı borçlunun müvekkiline inşaat işçiliği için 2.706,63 TL borçlu bulunduğunu, borcunu süresinde ödemediğini, bunun üzerine ... İcra Müdürlüğünün 2013/534 Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplere konu ödeme emri ile icra takibi başlattıklarını, borçlunun süresinde haksız ve yersiz olarak borcunu ödemediğinden bahisle borcuna itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek ... İcra Müdürlüğü'nün 2013/534 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptâline, davalının kötü niyetli olması nedeniyle %20'den az olmamak üzere inkâr tazminatına, masrafların ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı iş sahibi savunmasında; davacıya iş yaptırmadığını, kendisinin borçla bir alakasının olmadığını beyan ederek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece davalının icra dairesine bildirmiş olduğu itiraz sebepleriyle bağı olmadığından akdi ilişkiyi ispat külfeti davacıya ait olup icra takip dosyası dışında delil ileri sürülmediğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı icra dairesine vermiş olduğu itiraz dilekçesinde akdi ilişkiyi kabul etmiş ve borcu ödediğini bildirmiştir. Davalının bu beyanı kendisini bağlar. Hem akdi ilişkinin varlığı kabul edilmiş hemde takibe konu borcu ödediğini açıklamıştır. Davalı ödeme iddiasında bulunmuştur.

Genel haciz yoluyla başlatılan takiple alacak bir belgeye dayanmıyorsa, ispat külfeti davacıda olmakla birlikte davalı borçlu ödeme savunmasında bulunduğu takdirde ispat külfeti davalıya geçmektedir. Bu durumda davalının takibe konu asıl alacağı ödediği kanıtlanamadığına göre asıl alacak üzerinden davanın kabulü ile alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkâr

tazminatı isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 27.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***