"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, vekâletsiz iş görmeden kaynaklanan iş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen hüküm, davacı vekili ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle 14.05.2015 olan dava tarihinin karar başlığında 24.03.2017 olarak yazılmış olması maddi hataya dayalı olup mahallinde düzeltilmesinin mümkün bulunmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları ve davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Sözleşmeden kaynaklanan alacaklarda temerrüt faizi uygulanabilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, kararlaştırılan kesin vadede borcun ödenmemiş ya da usulüne uygun ihtarla borçlarının temerrüde düşürülmüş olması zorunludur (TBK 118, mülga B.K. 101 md.). Aksi halde temerrüt, icra takibine geçildiği veya davanın açıldığı tarihte oluşur.
Dava konusu somut olayda; davadan önce temerrüt ihtarı olmadığı gibi kesin vade de bulunmadığı ve fatura düzenlenmesi de temerrüde esas teşkil etmeyeceğinden faizin dava tarihi yerine fatura tarihinden başlatılması doğru olmadığı gibi dava alacak davası olup belirli bir değer ihtiva ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden davacı yararına nispi vekâlet ücreti verilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Keza kabul edilen alacak miktarı üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken nispi karar ve ilam harcı da hesaplanıp bu miktardan peşin harç mahsup edildikten sonra kalan harcın davalıya yükletilmesi gerekirken kamu düzeninden olan bu harç hususunun gözden kaçırılarak bakiye karar ve ilam harcı alınmaması da yanlış olmuştur.
Belirtilen nedenlerle kararın bozulması gerekir ise de; yapılan yanlışlıkların giderilmesi
yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken mülga 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. Maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan ve davalı vekilinin 2. bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazları ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1-a bendinde yer alan; ''02.02.2015 tarihinden itibaren" kelimelerinin hükümden çıkarılarak yerine "14.05.2015 dava tarihinden itibaren" kelimelerinin yazılmasına, hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan; "Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 654,93 TL harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına," cümlesinin tamamının hükümden çıkarılarak yerine "492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.619,68 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 654,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.964,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına" cümlesinin yazılmasına, hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan; "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.180,00 TL'nin" kelimelerinin hükümden çıkarılarak yerine "karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 4.568,50 TL nispi vekâlet ücretinin" kelimelerinin yazılmasına hükmün değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANAMASINA, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 42,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan, 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 09.07.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.