Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :.. 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, vekâletsiz iş görmeden kaynaklanan alacağın tahsili için açılan davada mahkemece hükmolunmayan faiz alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince süresi içinde temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, müvekkillerinin davalı idareye ait inşaatlarda, taşeron olarak yaptıkları bir kısım imalâtların bedellerinin ödenmemesi üzerine, Fatsa Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtıkları davanın yargılaması sonucunda; 2012/352 Esas, 2014/30 Karar sayılı 28.01.2014 tarihli karar ile, davanın kabulüne; 25.434,15 TL'nin davacı...Cam Ltd. Şti'ne, 34.714,30 TL'nin davacı M.. B..ı’ya ödenmesine karar verildiğini, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 16.02.2015 tarih ve 2014/2289 Esas, 2015/752 Karar sayılı onanarak kesinleşen bu kararda, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına rağmen faize hükmedilmedilmediğini belirterek, davacı şirket alacağı için 16.000,00 TL, diğer davacı müvekkili alacağı için de 24.000,00 TL olmak üzere, toplam 40.000,00 TL faiz alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; faiz alacağının zamanaşımına uğradığını, kaldı ki... İcra Dairesi'nin 2014/627 Esas nolu dosyasında takibe konulan alacağın, davalı idarece, 04.09.2014 tarihinde 78.919,70 TL olarak ödendiğini, alacaklının bu bedeli çekincesiz tahsil ettiğini, saklı tutulmayan faiz alacağını isteme hakkının sona erdiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Davada direnim faizi isteminde bulunulmamış veya bulunulmuş olmakla beraber mahkemece faiz konusunda olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamışsa, sonradan faiz için bir dava açılabilirse de, faiz için açılan davada faize hükmolunabilmesi için, önceki davada hüküm altına alınan asıl alacağın, tahsil edilmemiş veya ihtirazî kayıtla tahsil edilmiş olması gerekir.

Faiz yan edim olup, hukuki niteliği itibariyle asıl alacağı genişleten bir yan haktır. Bu nedenle, faiz borcunun varlığı ve devamı, herşeyden önce asıl alacak hakkının varlık ve devamına bağlıdır. Asıl alacak hakkı doğmamışsa faiz borcu da doğmaz. Keza faiz borcu asıl alacak devam ettiği sürece devam eder. Faiz, asıl alacağa bağlı yan hak olduğu için, asıl alacak sona ererse, faiz de sona erer (TBK 131/1). Alacaklı asıl alacak sona erince, işlemiş faiz alacaklarını isteyebilmek için, bu hakkını saklı tutmak zorundadır. Gerçekten TBK 131/1. maddeye göre, daha önce işlemiş olan faizleri isteme hakkının saklı tutulduğu bildirilmiş veya durumun özelliğinden anlaşılmış olmadıkça, bu faizler istenemez. Somut olayda; taraflar arasında daha önce sonuçlanan yukarıda belirtilen davada, faiz isteğinde bulunulmadığından faize hükmedilmemiştir. Eldeki davada, önceki davada karar altına alınıp kesinleşen alacakların istenmemiş olan faizi dava konusu yapılmaktadır. Kesinleşen ilam... İcra Müdürlüğü'nün 2014/627 sayılı dosyasında takibe konmuş, icra dosyasında mevcut 05.09.2014 tarihli reddiyat makbuzu ile asıl alacak herhangi bir çekince konulmaksızın davacı vekilince tahsil edilmiştir.

Yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nın 131/1 maddesi uyarınca asıl borç ödenmiş olup, davacı 131/2. maddesi uyarınca hakkını saklı tutmadığından, feri alacak olan faiz hakkı da düşmüş olur. Bu nedenle davanın redine karar vermek gerekirken kabulü doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 25.06.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***