Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün olmamasına ve özellikle 27.03.2012 olan dava tarihinin karar başlığında 27.06.2018 olarak gösterilmiş olması maddi hataya dayalı olup mahallinde her zaman düzletilmesinin mümkün bulunmasına göre tarafların yerinde olmayan diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2-Davalının diğer temyiz itirazları ve davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

1086 sayılı HUMK'nın yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09.05.1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda; Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı, usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş bulunması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesi usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeniyle de ilgili olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'da da usulî

kazanılmış hakka ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta ise de bu ilkenin uygulanma gerekliliği HMK hükümleri karşısında da varlığını sürdürmektedir. Yargıtay'ın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, mahkemenin bozma kararına uyması ile, bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü müktesep hak doğmuştur.

Yargısal ve bilimsel içtihatlarda “usulî kazanılmış hak” ya da “usulî müktesep hak” olarak adlandırılan bu ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.02.1998 tarih, 1987/2-520 Esas, 1988/89 Karar sayılı ilamında “Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisinin lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usulî kazanılmış hak denilmektedir...” şeklinde tanımlanmaktadır.

Bu anlatımlar ışığında somut olay incelendiğinde; mahkemece bozmaya uyulmuş ise de, bozma gereklerinin yerine getirildiğinden söz edilemez. Dairemizin hükmüne uyulan bozma ilamında; “Mahkemece konusunda uzman teknik bilirkişi kurulundan mevcut deliller ve ... Teknik Üniversitesi tarafından düzenlenen rapor ve ek raporlardaki tesbitler dikkate alınarak ödenmeyen bedele KDV eklenerek, kesinti yapılan bedelin içinde KDV olduğundan ayrıca KDV eklenmeksizin davacının her bir imalat kalemi için isteyebileceği alacak miktarı denetime elverişli şekilde cetvel halinde hesaplattırılıp sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Diğer yandan; davalının İTÜ’den alınan ek rapor ile ilgili yatırdığı 10.000,00 TL bilirkişi ücreti ve talimat giderinin davalının yargılama giderine dahil edilip hükümde Yargı giderlerinin HMK 326 ve devamı maddelerine göre değerlendirilmemesi gerekmektedir” gerekçesi ile bozma yapılmış ancak hükmüne uyulan bozma ilamına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Hükme esas alınan rapor incelendiğinde bozma ilamında, hesaplama yapılırken kesinti yapılan bedelin içerisinde KDV olduğundan bu bedele KDV eklenmeden, ödenmeyen bedele KDV'de eklenerek hesaplama yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen ödenmeyen bedel ve kesinti yapılan bedel ayrımı yapılmaksızın hesaplanan miktara KDV eklenmeden eksik ödenen imalât bedeli tespit edilmiştir. Bu durumda rapor, bozma ilamına uygun olarak hazırlanmadığı gibi Yargıtay denetimine elverişli de değildir.

Ayrıca; davalının İTÜ’den alınan ek rapor ile ilgili yatırdığı 10.000,00 TL bilirkişi ücreti ve talimat giderinin davalının yargılama giderine dahil edilip hükümde yargı giderlerinin HMK 326 ve devamı maddelerine göre değerlendirilmemesinin hatalı olduğunun bildirilmesine rağmen belirtilen bedel bozma ilamında belirtilen şekilde yargılama giderine dahil edilmediği gibi davalı tarafından bozma ilamında sonra yapıldığı anlaşılan 1.300,00 TL yargılama giderinin de açıklanan şekilde değerlendirlmemesi hatalı olmuştur.

Bu durumda mahkemece yapılacak iş; 6100 sayılı HMK'nın 266 ve devamı madde hükümlerine uygun olarak seçilecek konusunda uzman yeni teknik bilirkişi heyetinden rapor alınıp mevcut deliller ve ... Teknik Üniversitesi tarafından düzenlenen rapor ve ek raporlardaki tesbitler dikkate alınarak ödenmeyen bedele KDV eklenerek, kesinti yapılan bedelin içinde KDV olduğundan ayrıca KDV eklenmeksizin davacının her bir imalât kalemi için isteyebileceği alacak miktarı denetime elverişli şekilde cetvel halinde hesaplattırılıp

sonucuna uygun bir karar vermek ve davalının bozmadan önce ve sonra yaptığı yargılama giderlerinin yargılama giderine dahil edilip HMK 326 ve devamı maddelerine göre değerlendirilmesinden ibarettir. Açıklanan nedenlerle, usulî kazanılmış hakka aykırı olarak eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1. bette açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 218,00 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan, 218,00 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 01.11.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***