"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş
olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı, %20 icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte akdî ilişkinin kurulduğu ihtilâfsızdır. Davacı yüklenici tarafından icra takibinde 31.10.2013 tarihli, 44.637,76 TL ve 19.12.2013 tarihli 5.154,45 TL’lik faturalar dayanak gösterilmek suretiyle bakiye alacak üzerinden icra takibine geçildiği anlaşılmaktadır. Davalı savunmasında davacı ile 40.000,00 TL’ye anlaştıklarını, 40.000,00 TL’nin 06.02.2014 ve 10.03.2014 tarihli çeklerle ödediğini ileri sürmüş, yine davalı savunmasında kendisine gönderilen takibe konu faturaları 26.12.2013 tarihli ihtarname ile iade ettiğini iddia etmiştir.
Taraflar arasında TBK.’nın 470. ve devamı maddeleri gereğince eser sözleşmesi söz konusu olup, bedel kararlaştırılmamıştır. TBK’nın 481. maddesi gereğince, eserin bedeli önceden kararlaştırılmamış ise, yapıldığı yer ve zamandaki mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi gerekir. Davacı alacağının daha fazla miktarda olduğunu belirterek fatura düzenlemiş ise de; taraflar arasında bedel konusunda anlaşma bulunmadığından mahkemece yapılan imalâtın bedeli, yapıldığı yıl piyasa rayiç fiyatlarına göre hesaplattırılmalı, çıkan bedelden de 40.000,00 TL ödemenin mahsubu ile sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ile davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı lehine BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 30.09.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.