"İçtihat Metni"
Mahkemesi: Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce verilen kararın temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinin bir türü olan gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, tadilat projesinin onaylanmasına izin istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar, davalı vekilince temyiz olunmuştur. Davacı vekili inşaat sürecinde söz konusu projede bazı zorunlu değişiklikler yapılması konusunda anlaşıldığını, arsa sahibi olan davalının bu konuda sözlü olarak rızasının alındığını, yapılan değişikliklerin davalının zararına olmadığını aksine menfaatini arttırıcı nitelikte olduğunu, ancak davalının sözlü muvafakat etmesine rağmen daha sonra yazılı muvafakat vermekten imtina ettiğini, 30.06.2012 tarihinde bitirilmiş olan inşaata ilişkin tadilat projesi ruhsatına onay verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı yüklenici davalı arsa sahibidir. Mahkemece mahallinde keşif yapılarak alınan bilirkişi raporuna göre, inşaatın % 96 seviyesine getirildiği, davalının tadilat projesine onay vermemesinin haklı olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Davadaki talep, tadilat ruhsatının alınmasına izin verilmesine ilişkin olup, bu talep kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan tüm arsa sahiplerini de etkileyecektir. Yargılama sırasında davalı arsa sahibi tarafından dava dışı arsa sahibinin mirasçısına husumet yöneltilerek dava açılmış ise de, bu dava eldeki dosyadan tefrik edilerek başka bir esasa kaydedilmiştir. Diğer taraftan, davalı arsa sahibinin gecikme tazminatı ile ilgili açtığı dava da aynı sözleşmeden kaynaklanmakta olup, biri hakkında verilecek hüküm diğerini de etkileyebilecek niteliktedir. Mahkemece her üç dosya hakkında işin esasın incelenip bir karar verilmesi gerekirken, tefrik kararı verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle tefrik edilen dosyaların birleştirilerek karar verilmesi gerekir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi doğru olmamış, bu aşamada davalının diğer temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi hükmünün BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, 14.10.2019 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.