Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmiş, davalılar ..., ..., ... ve ... vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davalı ... vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... ve davalı asiller ..., ..., ..., ... ve

geldi. Davacılar vekili ile diğer davalılar ve vekilleri gelmedi. Hazır bulunan davalılar avukatları ve asiller dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Uyuşmazlık arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl davada arsa sahipleri sözleşmenin geriye etkili feshi ile yükleniciden bağımsız bölüm satın alan kişilerin tapularının iptâli ile adlarına tescilini, birleşen ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/1309 Esas sayılı dosyasında davacılar ..., ..., ..., ..., ... mülkiyetlerinin tespitini, birleşen ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/331 Esas sayılı dosyasında davacılar ..., ..., ... ve ... yükleniciden satın aldıkları bağımsız bölümlere yaptıkları imalatların bedelinin tahsilini talep etmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabulü ile sözleşmenin feshine ve davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ... mirasçıları ile HMK 125 maddesi gereğince davaya devam edilen davalılar ..., ..., ..., ... ve ... (...-...) yönelik açılan davanın kabulü ile, tapudaki payların iptâli ile davacılar adına veraset belgesindeki payları oranında tesciline ve birleşen 2009/331 ve birleşen 2003/1309 Esas sayılı dosyaların yasal süresi içinde yenilenmediği anlaşılmakla, HMK 150/5 gereğince bu davaların açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karar davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... mirasçısı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.Adil yargılanma hakkı Anayasamızın 36/1. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı kararları ile Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruya ilişkin bazı kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasa'nın 141/3. maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK'da da yer verilmiştir. HMK'nın 297. maddeye göre hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri yer almalı ve sonuç kısmında da taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.HGK'nın 24.02.2010 tarihli 2010/1-86 Esas ve 2010/108 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; "Yasa'nın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur." Bu unsurları taşımayan bir gerekçe, görünüşte gerekçe olup, yasada belirtilen unsurlara uygun yasayolu denetimini mümkün kılan gerçek anlamda bir gerekçe değildir.Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, az yukarda açıklandığı üzere gerekçeli karar başlığında davalı olarak görünen ..., ... ve ... hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olması hatalı olup, bu durumda verilen karar HMK'nın 297/1-c maddesindeki unsurları içermediğinden verilen karar bu maddenin ihlali niteliğindedir.Yine ...’ın 17.09.2013 tarihli 15 nolu celsede davaya davalı yanında feri müdahil olarak kabul edilmesine rağmen gerekçeli kararda davalı olarak gösterilmesi de hatalıdır.Asıl davada arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi yanında yüklenici tarafından üçüncü kişilere satılan taşınmazların tapusunun iptâli de talep edilmiş olup dava açılırken harca esas değer olarak 1.000,00 TL gösterilmiş ve 13,50 TL peşin harç yatırılmıştır. Yapılan yargılama sırasında mahkemece alınan raporda bedel belirlenmesine rağmen harç tamamlatılmadan tapu iptâl tescil davasının esası hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre: "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir (2. md.). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır (15. md.). Noksan tespit edilen değerler hakkında 30. madde hükmü uygulanır (16/4. md.). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınır (21. md.). (1) sayılı tarifede yazılı nispi karar ve ilam harcının 1/4'ü peşin alınır (28. md.). Yargılama sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o oturum için yargılamaya devam olunur, takip eden oturuma kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın işleme konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır (30. md.). Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz (32. md.). HMK 120/1. maddeye göre de davacı, yargılama harçlarını mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Yukarıda yapılan bu açıklamalar ve sözü edilen kurallar doğrultusunda mahkemece rapor aldırılarak tapusunun iptâli istenen taşınmaz bedelinin değeri üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28-a maddesine göre nispi karar ve ilam harcının 1/4'ü peşin nispi harç tamamlatılmadan, yargılamaya devam edilerek işin esasının incelenip, karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuş kararın bozulması uygun bulunmuş ve bozma nedenine göre diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma sebebine göre şimdilik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 1.630,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davalılar ... ve ...'ya verilmesine, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 136,00 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden ...'dan, 136,00 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden ...'tan, 136,00 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden ...'dan, 136,00 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden ... ve ...'dan, 136,00 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden ... ve ..., ..., ...'den, 136,00 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden ..., ... (...), ..., ..., ... ve ...'dan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden ..., ..., ..., ... ve ... ile ..., ... ve ... ile ...'a iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 03.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***