"İçtihat Metni"
Mahkemesi:Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, İlk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, istinaf taleplerinin esastan reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz olunmuştur.Davacı kooperatif vekili, dava dışı Şenol Demirli ile arsa sahibi davalıların murisi ...arasında 03.07.1997 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, arsa sahibi ile ... arasındaki sözleşme konusu hakların kooperatife devri için 26.02.1998 tarihli muvafakatname verildiğini, davacı ile Şenol Demirli arasında düzenlenen 22.04.1998 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, kat irtifakı kurulduğu sırada muris ... adına kayıtlı olan C blok 13 nolu bağımsız bölümün müvekkili kooperatifin payı olduğu bilindiği halde ...ile birlikte hareket edilerek 13.12.2001 tarihli akitle ...'ye satış yapıldığını, aynı gün ...'e satış gibi gösterildiğini ve 01.03.2005 tarihinde ise ...'a devredildiğini, bu kişiye karşı açılan tapu iptâli ve tescil davasının aleyhlerine sonuçlandığını, bu şekilde müvekkili kooperatifin zarara uğradığını, uğranan zararın tazmini gerektiğini belirterek, davalılar murisi ...'nin sözleşmeye aykırı davranarak müvekkili kooperatife vermediği C blok 13 nolu dairenin güncel rayiç değerinin tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL'nin ticari avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili, muris tarafından sözleşmedeki bütün hakların kooperatife devrine muvafakat verilmediğini, sadece inşaat işinin kooperatife yaptırılmasına, taşeron ilişkisi kurulmasına muvafakat edildiğini, bu durumda davacı kooperatifin yüklenici değil, taşeron olup,
... ile Kooperatif arasındaki sözleşmenin müvekkillerini bağlamayacağını, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca davanın zamanaşımına uğradığını, inşaatın 1. Blokunun bitirilmesi üzerine kooperatif başkanı olan ...'ye sözleşme gereği 25/100 hissenin devredildiğini, ...nin ise kat irtifakı kurduğunu, kooperatifin 4-5 dönem başkanı olan ve devirleri yapan...'nin ibra edilmesinin ve davalı gösterilmemesinin kötüniyeti gösterdiğini, kat irtifakının ... adına kurulmasına da kooperatifin zımnen muvafakat gösterdiğini, bu durumda da arsa sahibinin sorumluluğunun sona erdiğini, kooperatifin müvekkilinden 12 daire almayı taahhüt ettiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece; eldeki davada davacı kooperatifin davalılar murisi ile yapılan sözleşmenin tarafı olmadığından, aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafından istinaf başvurusu tarafından yapılan incelemede de Arsa sahiplerinin murisi tarafından ...’e verilen muvafakatname ile dava dışı yüklenici ...'ye verilen yetki, aralarındaki sözleşmenin başka bir kooperatife devri yetkisi olmayıp, sadece dava konusu parsel üzerinde "inşaat yapma işinin" başka kooperatiflere verilmesi ve "bu hususta gerekli sözleşmelerin imzalanması" yetkileri olduğu, bu muvafakatname dayanak gösterilerek sözleşmenin devri mümkün olmadığından davalı arsa sahipleri ile davacı kooperatif arasında doğrudan bir hukuki ilişki olmadığı, bu nedenle, mahkemece davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre dava dışı yüklenici ... ile davalıların murisi arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesinin düzenlendiği, daha sonra arsa sahiplerinin murisi tarafından ...’e 26.02.1998 tarihli ve 10315 yevmiyeli, inşaat yapımı işini 3. kişilere devredilebileceği konusunda muvafakatname verildiği,... ile davacı kooperatif arasında inşaat yapımı konusunda sözleşme düzenlendiği anlaşılmakta olup, tarihsiz olarak davalıların murisi ile davacı kooperatif arasında düzenlenen daire paylaşım protokolünde de dava konusu edilen dairenin davacı kooperatife devrinin yapılacağı kabul edilmiştir. Davalı savunmalarında da dava konusu dairenin davacı talimatı ile 3. kişilere satılmış olduğunu iddia etmiş iseler de bu savunmalarını yasal delillerle kanıtlayamadıklarından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 2019/129 Esas ve 2019/726 Karar sayılı kararının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, 14.10.2019 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.