Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Davacı ...-... İnş. Müh. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. ile davalılar 1-... 2-... 3-... 4-... 5-... arasındaki davadan dolayı ... 8. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 05.11.2015 gün ve 2014/71-2015/342 sayılı hükmü onayan 23. Hukuk Dairesinin 06.11.2018 gün ve 2016/749-2018/5138 sayılı ilamı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle cezai şart ve davacı yüklenici tarafından sözleşmenin ifası maksadıyla yapılan masrafların tazmini istemlerine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL masraf bedeli ve Türk Borçlar Kanunu'nun 182. maddesinin son fıkrası da gözetilerek takdiren %50 oranında indirilen 25.000,00 TL cezai şart bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair cezai şart talebinin reddine dair verilen kararın davalı arsa sahipleri vekilince temyizi üzerine, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nce verilen 06.11.2018 gün 2016/749 Esas, 2018/5139 Karar sayılı onama ilamına karşı yasal süresi içinde davalı arsa sahipleri vekilince karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.Kural olarak karar düzeltme talebinin temyiz incelemesini yapan Yargıtay Hukuk Dairesince yapılması gerekmekte ise de; Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 09.02.2018 gün 2018/1 sayılı iş bölümü kararı ile arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanıp 01.07.2016 tarihinden sonra temyiz ya da karar düzeltme talepli olarak Yargıtay’a gelen dava dosyalarını inceleme görevi Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'ne verildiğinden ve dosya karar düzeltme talepli olarak 2019 yılı Ocak ayında Yargıtay’a geldiğinden karar düzeltme talebi Dairemizce incelenmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre 1086 sayılı HUMK’nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uymayan aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme taleplerinin reddine,

2-Türk Medeni Kanunu'nun 692. maddesine göre, paylı mülkiyetin özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlerinin yapılması, oybirliği ile aksi kararlaştırılmadıkça, bütün paydaşların kabulüne bağlıdır. Anılan kanun hükmü gereğince, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tüm hissedarlar tarafından imzalanması zorunlu olup, geçerlilik şartıdır ve ileri sürülmese dahi re'sen nazara alınması gereken bir husustur.Davacı yüklenici ile sözleşmede imzası bulunan davalı arsa sahipleri arasında ... 1. Noterliği’nde imzalanan 13.07.2010 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin akdedildiği

sırada sözleşme konusu taşınmazda pay sahibi bulunan dava dışı ... sözleşmede taraf olarak yer almamıştır. Her ne kadar dava dilekçesinde, sözleşmenin imzalanmasından sonra davalı arsa sahipleri tarafından ortaklığın giderilmesi davası açılarak, sözleşmede imzası bulunmayan dava dışı paydaşın hissesi satın alınmak suretiyle sözleşmenin geçerli hale getirildiği ileri sürülmüşse de, sözleşmenin herhangi bir maddesinde arsa sahiplerinin veya yüklenicinin sözleşmede imzası bulunmayan paydaşın hissesini devralacağı ve sözleşmenin bu yolla geçerli hale getirileceği hususunda taliki bir şart bulunmadığı gibi, bu paydaşın 13.07.2010 tarihli sözleşmeden sonra ve bu sözleşmeye dayalı olarak kurulan kat irtifakına dayalı olarak pay sahibi olması da söz konusu olmadığından, sözleşmeye muvafakat ettiğinin kabulü mümkün değildir.Öte yandan, sözleşmeye taraf olan davalı arsa sahipleri sözleşme dışında kalan ve sonradan ortaklığın giderilmesi davası sonucunda malik oldukları hisse karşılığında yükleniciden yeni taleplerde bulunma hakkına sahip olduğundan bir başka deyişle sözleşmedeki paylaşım değiştirilmediği sürece önceki şartlarla sözleşmenin ifası davalılar zararına sonuç doğuracağından sözleşmenin geçerli hale geldiği de söylenemeyecektir.Bu durumda mahkemece, 13.07.2010 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tüm arsa sahiplerinin katılımıyla yapılmamış olması nedeniyle geçersiz olması ve sonradan diğer arsa sahibinin muvafakatı sağlanmak ya da ayrı bir arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmak suretiyle geçerli hale getirilmemesi göz önünde bulundurularak, geçersiz sözleşmenin tarafı olan arsa sahiplerinden işbu geçersiz sözleşmeye dayanılarak cezai şart istenemeyeceği gerekçesiyle cezai şart isteminin reddine karar verilmesi gerekir.

Yerel mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerekirken onandığı, bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından davalı arsa sahiplerinin karar düzeltme taleplerinin bu yönden kabulü uygun görülmüştür.SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle diğer karar düzeltme itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 06.11.2018 gün 2016/749 Esas, 2018/5139 Karar sayılı onama ilâmının kaldırılarak, ilk derece mahkeme hükmünün davalılar yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 136,00 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin ve karar düzeltme harçlarının istek halinde karar düzeltme isteyen davalılara iadesine, 30.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***