"İçtihat Metni"
Mahkemesi: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce verilen kararın temyizen tetkiki davacılar (... hariç) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinin bir türü olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi talebinden ibarettir. Davacılar arsa sahipleri, davalı ise yüklenicidir.Davacı arsa sahipleri vekili, davacıların miras bırakanı... ve ... ile davalı arasında 01.11.1994 tarih ve 9412 yevmiye nolu kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 10. maddesine göre; ruhsatların en geç 15.01.1995 tarihine kadar alınacağı, 8. maddeye göre de; inşaat ruhsat tarihinden itibaren 18 ay içinde teslim edileceği, inşaat ruhsatının 15.09.2000’de alındığını buna göre en geç 15.03.2002'de inşaatın teslim edilmesi gerektiğini, ancak teslimin gerçekleşmediğini, yüklenicinin sözleşmeye dayalı edimlerin yerine getirmeyip inşaat alanını terk ettiğini, inşaat alanının %30 seviyesinde boş bırakılıp gittiği de dikkate alındığında yükleniciye edimini ifa etmesi noktasında bir ihtarname keşide etmenin de bir fayda ve getirisi olmadığını, müvekkilleriyle davalı arasındaki 01.11.1994 tarih ve 9412 yevmiye nolu sözleşmenin geriye etkili olarak feshedilmesi ve sözleşmeden kaynaklanan hakların saklı tutulmasını talep ve dava etmiştir.Davalı yüklenici vekili; inşaatın süresinde bitirilemediğinin sabit olduğunu, inşaatın %50’den fazlasının tamamlandığını, davalıya inşaatı tamamlayabilmesi için uygun bir süre verilmeden veya uygun bir süre verilmesini hakimden istemeden açılmış olan davanın reddini savunmuştur.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin 11.10.2018 tarih, 2018/546 Esas, 2018/527 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, verilen karar davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.Temyize konu bölge adliye mahkemesi kararı incelendiğinde; davalı tarafın ileri sürdüğü istinaf talepleri değerlendirilip incelendiği halde davacı tarafın istinaf talepleri hiçbir şekilde incelenmemiş ve sadece iki tarafın istinaf talebinin reddi gerektiği yönünde hüküm kurulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 359. maddesinde bölge adliye mahkemesi kararlarında neler bulunması gerektiği düzenlenmiş olup, buna göre maddede; "(1) Karar aşağıdaki hususları içerir:
a) Kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi ile başkan, üyeler ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları, sicil numaraları. b) Tarafların ve davaya ilk derece mahkemesinde müdahil olarak katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri. c) Tarafların iddia ve savunmalarının özeti. ç) İlk derece mahkemesi kararının özeti. d) İleri sürülen istinaf sebepleri. e) Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep. f) Hüküm sonucu ile varsa kanun yolu ve süresi. g) Kararın verildiği tarih, başkan ve üyeler ile zabıt kâtibinin imzaları. ğ) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükmü bulunmaktadır. Bu hükme göre değerlendirme yapıldığında ilk derece mahkemesi kararı hem davacı hem de davalı tarafça istinaf edilmesine rağmen bölge adliye mahkemesince davalı tarafın ileri sürdüğü istinaf sebepleri incelenmiş, davacı istinaf sebepleri ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmamıştır. Bölge adliye mahkemesi kararı davacının istinaf talepleri yönünden ileri sürülen istinaf sebepleri, bu sebeplerin tartışılması ve tartışma sonucunda varılan sonuç açısından temyiz incelemesinde değerlendirilememektedir. Yargıtay'ın istinaf incelenmesinden geçen bir dosyanın temyiz incelemesini yaparken bölge adliye mahkemesinin ulaştığı sonucu gerekçesi ile denetleyebilmesi gerekir. Verilen bu hüküm nazara alındığında davacının istinaf sebepleri yönünden bölge adliye mahkemesinin inceleme ve vardığı sonuç belirli değildir. Bölge adliye mahkemesinin davacı istinaf taleplerini de inceleyerek bir hüküm kurması bakımından kararın diğer temyiz sebepleri incelenmeksizin bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacılar (... hariç) yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacılardan (... hariç) alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara (... hariç) iadesine, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne, karardan bir örneğinin ise ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2019 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.