Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mah. Sıf.)

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen kararın, görev yönünden bozulması üzerine, bozmaya uyularak davanın esastan reddine dair verilen karar, davacı vekilince süresi içinde temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davacı davalının taşınmazına 2013 yılında imalât bedeli 9.250,00 TL olan depo ve otopark yaptığını, iş bedelinin ödenmediğini belirterek, bu bedelin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili imalât bedelinin 3.600,00 TL olarak kararlaştırıldığını, davacının fiyatı değiştirmesi sonucu 4.500,00 TL'nin haricen ödendiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamakla birlikte; davalıya ait meskenin yanına depo, araba park yeri yapılmasına dair eser sözleşmesi yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık iş bedeline ve bu bedelin ödenip ödenmediğine ilişkindir. TBK 481. maddesine göre eserin bedeli hakkında belirsizlik varsa, bedel yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine göre belirlenir. HMK 200. maddesine göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri ... itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldığı zamandaki değeri 2.500,00 TL’yi geçtiği takdirde, iddianın senetle ispat olunması gerekir. Bu durumda ancak karşı yanın açık muvafakatı olması halinde veya delil başlangıcı varsa tanık dinlenebilir.Davalı savunmasında; davacıya değişik tarihlerde ödeme yaptığını idia etmiş ise de; buna ilişkin yazılı belge sunamamıştır. Mahkemece HMK 200. maddesine aykırı olarak tanık beyanlarına göre ödeme yapıldığının kabulü doğru olmadığı gibi, taraflar arasında bedel konusunda uzlaşma bulunmadığından, imalât bedelinin yapıldığı yıl piyasa fiyatlarına göre belirlenmesi gerekir. Bilirkişilerce belirlenmiş bulunan, 5.728,90 TL serbest piyasa bedeli üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın tümden reddine karar verilmesi doğru olmamış, açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 31.10.2019 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

- K A R Ş I O Y -

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakta olup, davacı; davalıya ait depo ve otopark yapımı işinden kaynaklanan 9.250,00 TL alacağı olduğunu belirterek tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı ise; davacı ile işin bedelini 3.600,00 TL’ye yapılması konusunda anlaştıklarını daha sonra fiyatın 4.500,00 TL’ye çıkartıldığını ve bu bedelin taksitler halinde ödediğini iddia etmiştir. Davalının ödeme iddiası dikkate alındığında, ödeme hususunda ispat külfeti davalının üzerinde bulunmaktadır. Davalının iddiasına göre de, işin bedeli yapıldığı yıl itibari ile 2.500,00 TL üzerinde olduğundan HMK’nın 200. maddesi gereğince senetle ispatı gerekmektedir. Ancak HMK’nın 203. maddesinde senette ispat zorunluluğunun istisnaları sayılmıştır. 203/1-b maddesi gereğince, işin niteliğine ve tarafların durumlarına göre senede bağlanmaması teammül olarak yerleşmiş bulunan hukuki işlemler senetle ispat zorunluluğunun istisnalarındandır. Bu durumun mevcut olması halinde tanıkla ispat mümkündür. Davaya konu olayda da küçük çaplı bir yapım işi olduğundan, bu işlerde senet alınmaması teammül olarak yerleşik uygulama ise, davalıya ödeme iddiasına tanıkla ispat etmesi hususunda imkân tanınmalıdır. Bu hususda, gerekirse bu çapta küçük yapım ve tamirat işlerinde senet alınıp alınmadığının esnaf ve ticaret odalarından sorularak, senet alınmaması yönünde teammül haline gelmiş yerleşik bir uygulama bulunduğunun tespit edilmesi halinde davalı tarafın tanıklarının beyanlarına itibar edilerek bu yönde karar verilmesi gerektiği, bu nedenle eksik araştırma ve inceleme yapılmasına dayalı olarak bozma yapılması gerektiği düşüncemle, sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmamaktayım.

***