"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
- K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasındaki sistem kullanım anlaşması gereği düzenlenen ceza faturalarından kaynaklı borçlu olmadığının tespitini ve ödenen bedelin istirdatını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.02.2021 tarihli ve 2021/1265 E. ve 2021/361 K. sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir. Davalı vekili, bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dava, taraflar arasındaki sistem kullanım anlaşması uyarınca davalı tarafından düzenlenen ceza faturalarından kaynaklı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.02/12/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan, 25/11/2020 tarihli 7257 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasına (ç) bendinden sonra gelmek üzere (d) bendi eklenmiş, buna göre “İletim sisteminin normal işletme koşulları içerisinde işletilmesi ile işletme güvenliği ve bütünlüğü üzerinde risk oluşturan durumlara ilişkin olarak bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerinin takibini yapmak, ihlal durumu tespit edilen tüzel kişilere sistem kullanım anlaşmasında düzenlenen ceza-i şartları ve diğer yaptırımları uygulamak” TEİAŞ’ın görev ve yükümlülükleri arasında gösterildikten sonra 6446 sayılı Kanun'a Ek madde 3 ile “8 inci maddenin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulamasından kaynaklanan uyuşmazlıklar idari yargıda görülür.” hükmü eklenmiş, 46. madde ile de Kanun'un yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir.Bu bağlamda, ilk derece mahkemesinin ve Dairemizin karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 7257 sayılı Kanun ile bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerine ilişkin ceza-i şartlara ilişkin uyuşmazlıkların idari yargı yolunda görüleceği hükme bağlandığından yargı yoluna ilişkin bu değişikliğin usul hükmü niteliğinde olduğu, derhal ve kesinleşmemiş tüm uyuşmazlıkları da kapsar şekilde uygulanması gerektiği anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının bozulması uygun görülmüştür.
2-Bozma nedenine göre davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzletme talebinin kabulü ile Dairemizin 22.02.2021 tarih ve 2021/1265 E. ve 2021/361 K. sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA ve yukarıdaki gerekçelerle mahkeme kararının resen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının bozma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar düzeltme ve temyiz peşin harcının istek halinde davalıya iadesine, 29.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.