Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı ile davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı imalât nedeniyle ayıplı eserin yıkılıp yeniden yapılması, olmazsa güçlendirilmesi için gerekli bedelin yüklenici şirket, şirket ortakları ve ihale aşamasında görev alan emanet komisyonu başkan ve üyelerinden tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı iş sahibi idare, davalı yüklenici şirket ve bu şirketin ortakları ile davalı idare çalışanı ... vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle 2006 yılı içerisinde ayıptan haberdar olan davacı idarenin 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 362/III. maddesi uyarınca süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunduğunu ileri sürerek ispatlayamamış olmasına göre davacı iş sahibi idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2-Davalı yüklenici şirket ile bu şirketin ortağı olan davalılar ..., ... ve.. ile davalı idare çalışanı ... vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; davalı yüklenici şirket ile davalı idare çalışanı aleyhine açılan davanın ispatlanamadığından reddine karar verildiğinden, bu davalılar yararına hükmedilecek vekâlet ücreti, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin üçüncü kısmına göre nispi olarak hesaplanmalıdır. Buna karşılık, davalı şirket ortakları yönünden açılan dava husumet yokluğundan reddedilmiş olduğundan, aynı Tarife'nin 7/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekâlet ücretinin Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarı geçmemek şartıyla nispi olarak hesaplanması gerekir.

Davada talep edilen bedel 385.350,21 TL olup, bu bedel üzerinden hesaplanan nispi vekâlet ücreti tutarı 28.321,00 TL'dir. Bu durumda, mahkemece davalı yüklenici şirket ile davalı ... ve davalı şirket ortakları lehine bu miktarda vekâlet ücretine hükmedilerek, şirket ortaklarının vekâlet ücreti alacağının 1.500,00 TL ile sınırlandırılması gerekirken, aksi yönde karar verilmesi doğru değildir. Hükmün bu nedenle bozulması gerekirse de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla olaya uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/VII. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı iş sahibi idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davalı yüklenici şirket ile bu şirketin ortağı olan davalılar ..., ... ve .. ile davalı idare çalışanı ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının hüküm fıkrasının (5) ve (6) numaralı bentlerinin tümüyle karar metninden çıkarılmasına, yerine (5) numaralı bent olarak "Davalı yüklenici şirket ile davalı şirket ortakları ..., ... ve .. ile davalı idare çalışanı ... kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davalı şirket ortakları yönünden 1.500,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla 28.321,00 TL avukatlık vekâlet ücretinin davacı idareden alınarak davalı yüklenici şirket ile bu şirketin ortağı olan davalılar ..., ... ve ..ile davalı idare çalışanı ...'ya verilmesine," cümlesinin eklenmesine, diğer bentlerin buna göre teselsül ettirilmesine, hükmün değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden davalılari., ... ve ...'ya geri verilmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 20.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***