Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, kauçuk hız kesiciler imâl ve temini için yapılan eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup hız kesicilerin ayıplı olarak imâl edilmesi nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Davalı yüklenici davalı iş sahibi ile imzaladığı 06.10.2009 tarihli sözleşme ile kauçuk hız kesici orta gövde, başlık, vida, dübel, güneş enerjili üçgen flaşör reflektifli uyarıcı dikmesinin imâl ve temin işini üstlenmiştir. Davalı yüklenici tarafından sözleşme konusu işlerin tamamlanarak teslim edildiği, montajının yüklenici tarafından değil davacı iş sahibi tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır.

Dosya kapsamı, düzenlenen tutanaklar, . Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/ Değişik iş sayılı delil tespit dosyası, yazışmalar ve alınan bilirkişi raporu ile davalı yüklenici tarafından temin ve imal edilip davacı iş sahibine teslim edilen ve onun tarafından montajı yapılan hız kesicilerin bir kısmının reflektif malzemelerinin kısmen veya tamamen çıktığı, bir kısmının kauçuk malzemelerinin az veya çok hasar gördüğü, hız kesici kasislerin işlevini tamamen kaybettikleri, malzemelerin çekme dayanımlarının düşük olup, fiziksel olarak kopmalara karşı dayanıksız oldukları ve bu haliyle hasar gördükleri, davacı iş sahibi tarafından davalıya ayıp ihbarında bulunulduğu gibi sözleşmenin 16.7.1. maddesine göre hasarın, malların 06.01.2010 tarihinde kabulünden itibaren 12 aylık garanti süresi içinde 30.06.2010 tarihinde ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 16.7. maddesinde garanti süresinde ortaya çıkacak hasar ve ayıplarla ilgili bakım ve onarım hususları düzenlenmiş, 40. maddesinde de kabulden sonraki hata ve ayıplardan dolayı yüklenicinin sorumluluğu kabul edilmiş, işin idare tarafından kabul edilmesi, üretim aşamasında ya da teslim öncesi imalat aşamasında denetlenmiş olması veya işin kabul edilmiş olmasının yüklenicinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı kabul edilmiştir. Sözleşme ve eklerine göre malzemenin temini, yapılacak hız kesicilerin tasarımı ve montajı da iş sahibine aittir. Yüklenici sadece sözleşme, proje ve eklerine göre hız kesicilerin imâlini ve teminini üstlenmiştir.

Yerinde keşif yapmak suretiyle düzenlenen 1. bilirkişi raporu ile itiraz üzerine alınan 2. bilirkişi kurulu raporu ve her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla alınan 3. bilirkişi kurulu raporları ile davalı tarafından temin ve imal edilip davacı tarafından tasarlanan, malzemesi temin edilen ve montajı yapılan hız kesicilerin kullanım sonrası hasarlandığı bu hasarların dava konusu malzeme üzerinde tespit edilen hatalı tasarlanmış olan reflektif malzeme ve kullanım şartları ile montajından kaynaklandığı tespit edilmiştir.

Sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte olup somut olayda uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 357/III. maddesinde “iş devam ettiği sırada iş sahibinin verdiği malzemenin ve gösterdiği arsanın kusurlu olduğu anlaşılır, yahut imalatın noktası noktasına muntazaman icrasını tehlikeye koyacak diğer bir hâl hadis olursa yüklenicinin iş sahibini bundan derhal haberdar etmeye mecbur aksi takdirde bunların neticelerini tahammül etmekle mükelleftir” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Doktrin ve Yargıtay İçtihatlarında bu husus yüklenicinin genel ihbar mükellefiyeti şeklinde adlandırılmakta olup yüklenici işin ehli olup basiretli bir tacir gibi hareket etmek zorunda olduğu, malzeme iş sahibi tarafından temin edilmiş, proje ve tasarım iş sahibince yapılmış yada yaptırılmış olsa dahi tasarlanan şekilde ve projede kararlaştırılan imalâtın belirtilen malzeme ile yapılamayacağı, yapılsa dahi uzun süre işlevini yerine getirmeyeceğini bilmek ve bu konuda iş sahibini uyarmak zorundadır. Somut olayda davalı yüklenici tarafından genel ihbar mükellefiyetinin yerine getirildiği ileri sürülüp kanıtlanmamıştır. Bilirkişi raporlarında hasarın tasarım ve proje dışında hatalı montaj ve uyarı levhalarının konulmamasından da kaynaklandığı belirtilmiştir.

Bu durumda mahkemece davalı yüklenicinin, iş sahibini temin ettiği malzemeler, yaptığı tasarlama ve proje ile şartname konusunda genel ihbar mükellefiyetini yerine getirmemesi sebebiyle 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 357/III. maddesi hükmünce bunun sonuçlarından sorumlu olacağı, davacı iş sahibi de montaj hatası ve uyarı levhaları koymamak suretiyle hız kesicilerin hasarlanmasında kusurlu olduğundan kusur konusunda inceleme yapmayan 2. ve 3. bilirkişi kurullarından davacı iş sahibi ile davalı yükleniciye izafe edilebilecek kusur oranları ve her üç bilirkişi kurulundan tespit edilecek kusur oranlarına göre davacı iş sahibinin uğradığı zarar ve istemekte haklı olduğu tazminat miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp değerlendirmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yüklenicinin genel ihbar mükellefiyeti gözden kaçırılarak yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile davanın tümden reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya/davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 27.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***