Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, iş sahibi tarafından ödenen damga vergisinin sözleşme gereği vergi ödemelerinden sorumlu bulunan yükleniciden rücu'en tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne, icra inkâr tazminatı isteminin reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık 19.04.2005, 03.07.2010 ve 29.05.2008 tarihli üç ayrı tip sözleşme gereği iş sahibi davacı banka tarafından dava dışı vergi idaresine ödenen tek nüsha bedelini aşan damga vergisinden dolayı yüklenicinin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasındadır. Anılan sözleşmelerin 8. maddesinde, sözleşmenin düzenlenmesine ilişkin her türlü vergi, resim ve harçlarla diğer giderlerin yükleniciye ait olduğu; 39. maddesinde sözleşmelerin (yedi) nüsha olarak düzenlendiği (10.01.2005 tarihli sözleşmede (iki) nüsha) açıkça ifade edilmiştir. Nitekim mahkeme tarafından da, davacının ödediği 11.968,46 TL damga vergisini davalıdan talep edebileceği kanaatine varılarak bu miktar üzerinden itirazın iptâline ve alacağın likid olmaması ve hesaplama gerektirmesi nedeniyle icra inkâr tazminatına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından icra inkâr tazminatı için gereken şartların oluştuğundan bahisle mahkeme kararı temyiz edilmiştir.

İİK'nın 67/II. maddesi uyarınca borçlunun icra inkâr tazminatına mahkum edilebilmesi için, alacağın likid başka bir deyişle belirlenebilir olması ve borçlunun itirazında haksız olması gerekir. Oysa ki, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı önceden belli olup, davacı yargılamadan önce 12.05.2011 tarihli yazısı ile 19.04.2005 tarihli sözleşme için 171,47 TL, 03.10.2007 tarihli sözleşme için 10.422,00 TL ve 29.05.2008 tarihli sözleşme için 1.374,99 TL olmak üzere toplam 11.968,46 TL'nin 30 gün içinde ödenmesini talep etmiştir. Buna göre asıl alacak miktarı yargılama öncesi likid olup, yargılama sırasında alınan

./..

s.2

15.H.D.

2015/4446

2016/3234

bilirkişi raporuna göre belirlenmiş değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmişse de düşülen bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılması gerektirmediğinden, hükmün HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz sebeplerinin kabulü ile hükmün 3. paragrafında yeralan "Davacının icra inkâr tazminatına yönelik isteminin alacağın likid olmaması nedeniyle reddine," cümlesinin karardan çıkarılmasına, yerine "Asıl alacak olan 11.968,46 TL üzerinden hesaplanacak %40 icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine" cümlesinin karara eklenmesine, kararın değişik bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 07.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***