"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Uyuşmazlık eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmış olup, davada, tespit raporuyla belirlenen eksik ve kusurlu işler bedelinin tahsili istemiyle başlatılan ilâmsız icra takibine davacı borçlu tarafından yapılan itirazın iptâli ile takibin devamı ve %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının tahsili istenmiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-İcra iflas Kanunu'nun 67/II. maddesi uyarınca itirazın iptâli davalarında borçlunun icra inkâr tazminatına mahkum edilebilmesi için takibe itirazında haksız olması gerekir. Alacak miktarının yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile belirlendiği veya delil tespiti aşamasında alınan raporun mahkemece denetlenerek ve uygun görülerek hükme esas alındığı hallerde borçlunun takibe itirazında haksız olduğu kabul edilemez. Somut olayda; davacı dava tarihinden önce ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/... D. iş sayılı dosyasıyla delil tespiti yaptırmış; inşaat mühendisi .... tarafından düzenlenen raporda eksik imalatların mahalli piyasa rayiçleri ile parasal tutarı 10.500,00 TL, ayıplı imalâtların giderim bedeli ise 500,00 TL olmak üzere davacının zararı toplam 11.000,00 TL, olarak belirlenmiş, tespit raporu davalıya tebliğ edildiği halde davalı tarafından rapora itiraz edildiğine dair tespit dosyasına bir dilekçe sunulmamış, davacı sözü edilen delil tespit raporuna dayanarak davalı hakkında icra takibine geçmiştir. Davalı davaya cevabında, imalâttaki eksikliklerin davacının izin vermemesi sebebiyle tamamlanamadığını, tespit raporundaki eksik ve kusurlu işler bedelinin fahiş olduğunu savunarak rapora itiraz etmiş ve yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmişse de; davacı, iş yerinin kapandığını, yeniden keşif yapılmasının bir faydası olmayacağını beyan ettiğinden mahkemece yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, itiraza uğramayan tespit bilirkişi raporuna dayanarak ve bu rapor denetlenerek hüküm kurulmuştur. Hüküm, delil tespit raporu mahkemece değerlendirilerek ve uygun bulunarak kurulduğundan, bu durumda ise alacağın likit olduğu ve davalı borçlunun takibe itirazında haksız bulunduğu kabul edilemeyeceğinden mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazimatı talebinin reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kabulü doğru olmamıştır. Kararın bu yönden bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla mülga 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın hüküm kısmının üçüncü paragrafındaki "Asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 2.200,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair isteğin reddine" cümlesinin karardan çıkartılarak yerine "şartları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine" cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 08.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.