Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş ve ilave işler bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takiplerine itirazın iptâli, takiplerin devamı ve icra-inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir.

Yerel mahkemece görülen asıl davanın ve birleşen davaların yapılan açık yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulü ile takiplerin devamına takip konu alacaklar üzerinden asıl ve birleşen davalarda ayrı ayrı icra-inkâr tazminatlarının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince süresinde temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davalı yüklenicinin vadeye bağlanmış iş bedellerini ödememesi halinde davacı taşeronun işe devam etmesi beklenemeyeceği ve ihtirazî kayıt ileri sürülmeksizin geçici kabulün yapılması sebebiyle ifaya ekli ceza niteliğinde olan cezai şartın istenmesinin mümkün bulunmamasına göre, davalı yüklenici vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2-Dava İİK'nın 67. maddesine dayanarak açılmış itirazın iptâli istemine ilişkindir. İİK.'nın 67/II. maddesi uyarınca itirazın iptâli davasının kabulüne karar verilmesi halinde davacı alacaklı yararına icra-inkâr tazminatına hükmedilmesi için borçlunun itirazında haklı ve alacağın likid olması gerekmektedir. Dava konusu olayda, davacı yüklenici iş bedeli alacağının tahsili için icra takipleri yapmış; asıl ve birleşen davalarda, alacağın varlığı ve miktarı, eksik ve ayıplı işler nedeniyle indirim de yapılarak alınan bilirkişi raporları ve ek raporlarla hesaplandığından alacak likid ve borçlu itirazında haksız kabul edilemez. Bu durumda alacak yargılama sonucu belirlendiğinden davacının koşulları oluşmayan icra-inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Anılan nedenlerle kararın bozulması gerekir ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken mülga HUMK'nın geçici 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile kararın hüküm kısmının asıl ve birleşen davalarla ilgili, 1,2 ve 3 no'lu paragrafların (b) bentlerinin tamamen karardan çıkarılmasına, yine her üç paragrafa da (b) bendi olarak "koşulları oluşmayacağından davacının icra-inkâr tazminatı isteminin reddine" cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ... TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine ... gününde oybirliğiyle karar verildi.

***