"İçtihat Metni"
Mahkemesi:Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, yapılıp kesinleşen ilâmsız icra takibi nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine ... 5. İcra Müdürlüğü'nün 2013/18079 sayılı takip dosyasında 23.607,38 TL asıl alacak 45,92 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.653,30 TL alacak için ilâmsız icra takibi yapılmıştır. Davacı borçlu vekili 16.08.2013 tarihinde ödeme emrinin 05.08.2013 tebliğ tarihine göre 7 günlük süre geçtikten sonra verdiği itiraz dilekçesi ile asıl alacağın 8.592,62 TL'lik kısmı ve fer'ilerini kabul ederek aşan kısmına itiraz etmiş, itiraz süresinde olmadığından takip durdurulmamış, davacı tarafça kabul ettiği asıl alacak ve fer'ileri ile birlikte 9.861,00 TL icra dosyasına yatırılmış, 02.10.2013 tarihli dosya hesabına göre 19.532,45 TL için eldeki menfi tespit davası açılmıştır. İcra takibinde TBK'nın 100. maddesi gereğince kısmi ödemelerin öncelikle işlemiş faiz, masraf ve fer'ilerine mahsup edileceği belirtilmiştir. Dava dilekçesinde borçlu bulunulmadığının tespiti istenilen miktarın ne kadarının asıl alacak, ne kadarının fer'ileri olduğu açıklanmadığı gibi, kararda da bu şekilde bir ayrım yapılmamıştır. Davacı borçlu vekili süresinde olmasa da icra müdürlüğüne verdiği dilekçe ve dava dilekçesinde takip konusu asıl alacağın 8.592,62 TL'lik kısmını kabul etmiştir.
Bu durumda mahkemece öncelikle davacı vekiline dava dilekçesinde bildirdiği 19.532,45 TL'den ne kadarlık kısmının borçlu bulunulmadığının tespitini istedikleri asıl alacak, ne kadarlık kısmının işlemiş faiz, icra masrafları, icra vekâlet ücreti vs. fer'ileri olduğu açıklattırıldıktan sonra, hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişiden alınacak ek raporla davacının dava tarihi itibariyle borçlu bulunulmadığının tespitini istemekte haklı olduğu asıl alacak ve fer'ileri hesaplattırılıp hüküm fıkrasında bunlar da gösterilmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, kısmi ödemenin öncelikle icra masrafları işlemiş faiz, vekâlet ücreti vs. fer'ilere mahsup edileceği gözetildiğinde infazda tereddüte neden olacak şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.Öte yandan İİK'nın 72/V. maddesi hükmünce menfi tespit davalarında alacaklının kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için takibin haksız ve alacaklının kötüniyetli olması gerekir. Somut olayda davacı takip konusu alacağın bir kısmını kabul etmiş ve açtığı dava da kısmen reddedilmiş olup takip tamamen haksız olmadığı gibi, alacaklının kötüniyetli olduğu da kanıtlanmadığından koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddi yerine kabulü de usul ve yasaya aykırı olmuştur. Kararın belirtilen sebeplerle bozulması uygun bulunmuştur.SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 03.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.