Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

....

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, iş bedelinin tahsili istemiyle başlatılan takibe yönelik itirazın iptâli istenmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm, davalı vekilince temyiz olunmuştur.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu kanıtlanamamış ise de, yapılan imalâtların davalı iş sahibinin yararına olması nedeniyle 6098 sayılı TBK'nın 526 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekâletsiz işgörme hükümlerinin uygulanacağı tabidir (mülga 818 sayılı BK'nın 410 vd.). Mahkemece alınan bilirkişi raporuna davalı üniversite vekili 10.03.2016 tarihli dilekçesiyle itiraz etmiş ve bir kısım kalemlerin talepten fazla hesaplandığını bildirmiş, ancak mahkemece bu itiraz dikkate alınmadan karar verilmiştir. Bu hususun gözetilmemesi bozma nedenidir. Bu sebeplerle mahkemece bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle, rapora yönelik itirazlar incelenerek her bir istek kalemi ayrı ayrı değerlendirilip, talepten fazlaya hükmedilemeyeceği kuralı gözetilerek alınacak rapor doğrultusunda dava sonuçlandırılmalıdır.

3-İİK'nın 67/II. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması yanında alacağın da likid olması yani hesaplanabilir olması zorunludur. Oysa alacak yargılamayı gerektirdiği gibi, bilirkişi raporuyla belirlenecektir. Bu nedenle mahkemece koşulları oluşmadığından icra inkâr tazminatına hükmedilmemesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması uygun bulunmuştur.

....

Kabule göre, dava tarihi itibariyle davanın asliye ticareti mahkemesinde görülebilmesi için tarafların tacir olması ve işin de her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgisi olması gerekir. Davalı üniversitenin tacir olmadığı açık olduğuna göre, davaya asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılması doğru olmamıştır.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 14.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***