"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Vek. Av. ...
Vek. Av. ...
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemiyle girişilen icra takibine yapılan itirazın iptâline ilişkindir. Davalı cevabında iş bedelinden 2.000,00 TL'nin ödendiğini, ayrıca davacı yararına yapılan reklam işi bedelinden de alacaklarının bulunduğunu, bunların mahsubu sonucu davacıya borçlarının kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında takibe konu faturalar toplamı kadar iş bedeli alacağının varlığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, ödemeler tutarı ve davalının reklam bedelinden alacağı konusundadır. Davacının imzasını inkâr etmediği 06.01.2010 tarihli makbuzunda 2.000,00 TL ödeme yapıldığı kabul edilmiş ancak bu ödemenin 2009 yılındaki işlere ilişkin olduğu iddia edilmiş ise de makbuzda ödemenin nedeni “Cari hesaba mahsuben” şeklinde belirtilip, faturalardan sonraki tarihli makbuzla yapıldığından faturalara mahsuben yapıldığı kabul edilmelidir. Davalının reklam bedelinden alacağına gelince; yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacı adına çeşitli tarihlerde reklam hizmetinin gerçekleştiği, hizmet tarihlerindeki piyasa fiyatlarıyla gözetildiğinde istenen bedelin piyasa fiyatları arasında kaldığının anlaşıldığı bilirkişi raporuyla saptanmıştır. Davacı da reklam yapılmadığını savunmadığı gibi bedelini ödediğini de kanıtlayamamıştır. Bu durumda reklam yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK'nın 413. madde hükmünce vekâletsiz iş görme hükümlerince davalının fatura bedelini istemek ve davacının iş bedeli alacağından bu tutarı mahsup etmekte haklı olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; makbuz tutarı 2.000,00 TL ödeme ile reklam bedeli alacağı 2.867,40 TL'nin toplamının, davacının alacak miktarı 4.620,24 TL'den mahsup etmek, buna
göre de başkaca alacağı kalmadığından davanın tümüyle reddine karar vermekten ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan, eksik incelemeyle ve hukuki değerlendirmede yanılgıya düşülerek verilen karar usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı lehine BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 23.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.