"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmelerinden kaynaklanan alacakla ilgili olarak .. Anadolu 6. İcra Müdürlüğü’nün 2008/15566 Esas ve aynı İcra Müdürlüğü’nün 2008/15567 Esas sayılı dosyalarında yapılan icra takiplerine yapılan itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün olmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenicinin, taraflar arasında akdedilen 19.02.2007 tarihli sözleşme uyarınca kararlaştırılan işleri ifa etmesine rağmen, hakedişlerden kesilen nakdi teminatların iade edilmediği gerekçesiyle İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü’nün 2008/15566 Esas sayılı dosyasında takip başlattığı anlaşılmıştır. Dairemiz 2014/1244 Esas, 2014/7116 Karar ve 08.12.2014 tarihli bozma kararında, sözleşmenin 5. maddesinde nakdi teminatın iade koşullarının düzenlendiği, mahkemece bu konuda herhangi bir inceleme yapılmadan teminatın iadesine karar verilmesinin doğru olmadığı, icra inkâr tazminatına ilişkin talebin de buna göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bozma kararı sonrasında alınan bilirkişi kurulu raporu incelendiğinde, Şişli Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 27.01.2015 tarihli yazısından davacının sözleşme konusu işe dair prim borcunun bulunmadığının anlaşıldığı, işleri eksik ya da ayıplı yaptığına dair bir belge olmadığı, şantiye ile ilişkisini kestiği anlaşıldığından nakdi teminat koşullarının iadesi gerektiğini belirtmiş, mahkemece de rapora ve talebe uygun olarak davanın kabulüne ve icra inkâr tazminatına hükmedilmiş ise de, nakdi teminatın iade koşulları yargılama sırasında davacı tarafından sunulan Şişli Sosyal Güvenlik Merkezi'nin yazısı ve alınan bilirkişi raporu sonucunda belli olmuştur. Bu durumda alacak
yargılama ile belirlenmiş olup likit olamayacağından ve davalı da itirazında haksız sayılamayacağından davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi gereği düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile mahkeme kararının 2 nolu hüküm fıkrasının 2. bendinin karardan çıkartılarak, yerine 2 nolu bent olarak "Davacının koşulları oluşmayan icra inkâr tazminat talebinin reddine" cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 18.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.