"İçtihat Metni"
Mahkemesi :... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce verilen kararın temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi gereği teminat olarak verilen senedin inşaatın tamamlanıp teslim edilmiş olmasına rağmen iade edilmemesi sebebiyle borçlu bulunulmadığının tesbiti ile iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile adi yazılı senedin davacıya iadesine, teminat olduğunun ve geçersiz olduğunun tesbiti ile davalının harç, ücreti vekâlet ve yargılama giderinden sorumlu tutulmasına dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesince istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne keşide tarihi, keşideci ve lehdarların adı ile meblağı belirtilen adi yazılı belgenin davacıya iadesine, teminat olduğu ve geçersiz bulunduğunun tesbitine Harçlar Yasası'nın 22. maddesi gereğince davalının 1/3 nispi ilam harcı ile sorumlu tutulması ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi gereğince yarı oranında hesaplanan nispi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair verilen karar, yasal süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 308. maddesinde kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesi olarak tanımlanmış, 309/4. maddesinde kayıtsız ve şartsız olması gerektiği, 311. maddesinde de kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı belirtilmiştir. Feragat ve kabul halinde yargılama giderleri de HMK'nın 312. maddesinde düzenlenmiştir.
Borçlar Hukuku'ndaki kabulden farklı olarak usul hakkındaki kabul, tek taraflı irade açıklamasıdır. Kabulün konusu davacı tarafça ileri sürülen talep sonucu olup, tek taraflı bir usul işlemidir. Davanın tam kabulü halinde dava sona erer, kısmi kabulde ise kabul edilmeyen kısım için davaya devam edilir. Gerek kısmi, gerekse tam kabulde kabul edilen kısmın ya da kabul beyanının açık olması gerekir (HMK'nın 309/3. maddesi). Bunun sonucu olarak zımni tam ya da
kısmi kabul mümkün değildir. Kabul, HMK'nın 188 ve devamı maddelerinde düzenlenen ikrardan farklı olup, ikrar, ikrar edilen vakıaları çekişmeli olmaktan çıkartıp, ispatı gerektirmez ise de davayı sona erdiren bir usulü işlem değildir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Davalı vekili 30.06.2016 tarihli cevap dilekçesinde sekiz bent halinde açıklamalar yapıp, senedin kullanılmadığını belirttikten sonra 9. maddede davanın konusu olmadığını ileri sürerek davacıların haksız ve hukuka aykırı taleplerinin reddini istemiştir. Aynı tarihte yapılan ön inceleme duruşmasında da davalı vekili, davacı yanla uzlaşma ihtimali bulunmadığını beyan ederek beyanını imzası ile onaylamış ve kararın verildiği 03.11.2016 tarihli duruşmada da davanın reddini istemiştir. Dosya kapsamı, dilekçeler ve duruşma tutanaklarından davalının tam ya da kısmi olarak davayı kabul beyanı bulunmamaktadır. Cevap dilekçesi yorumlanarak içeriğinin zımni davanın kabulü beyanı niteliğinde olduğunun kabulü mümkün değildir.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince davalının HMK'nın 309 ve devamı maddelerine uygun bir kabul beyanı bulunmaması, ilk derece mahkemesinin davayı kabul nedeniyle değil senet metni ve toplanan delillere göre yerinde görerek kabul etmiş olması nedeniyle 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22 ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesinin uygulanması olanağının bulunmaması sebebiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu kısmen kabulü ile davacılar yararına vekâlet ücreti ile kamu düzeninden olan harçla ilgili yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi hükmünün HMK'nın 371/1-ç bendine göre BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, HMK'nın 373/2. maddesi gereğince dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne, karardan bir örneğinin ise ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2019 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.