"İçtihat Metni"
Mahkemesi:Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce verilen kararın temyizen tetkiki davacı vekili tarafından duruşmalı olarak istenmiş, duruşma talebi kabul edilerek 14.05.2019 tarihinde yapılan duruşmaya davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve 6100 sayılı HMK 355. maddedeki, kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve özellikle dava dilekçesi içeriği ve dosya kapsamına göre ... 2. Noterliği'nde düzenlenen 17.08.2015 gün 5556 yevmiye nolu sözleşmenin konusu yapılacak işlerin takip ve koordinasyonunu yapmak olup bedelinin 5.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı ve bu bedelin ödendiğinin anlaşılmasına, dava dilekçesinin A-2 bendinde belirtilen bu sözleşme dışında ve sonrasında davalı arsa sahibine vekâleten ... ile inşaatın malzeme ve işçilik dahil yapılması konusunda inşaat yapım sözleşmesi ilişkisi kurulduğu iddiası davalı tarafça kabul edilmemiş olup miktarı itibariyle bu sözleşmenin davalı ile kurulduğunun HMK'nın 200 ve devamı madddeleri yuarınca yazılı delillerle kanıtlanamamış olmasına ve davacının dahi sözleşme dışı imalât yaptığına dair iddiasının bulunmamasına ve davalı arsa sahibince dava dışı ve ihbar olunan ...'a verilen ...17. Noterliği'nin 14.08.2015 gün 25829 yevmiye nolu vekâletnamesinde dahi vekilin arsa sahibinin arsası üzerinde yapacağı ve yaptıracağı işlerle ilgili tüm giderler ve yasal sorumlulukların vekile ait olacağının belirtilmiş olması ve vekilin müvekkilini borçlandırıcı işlem yapma konusunda yetkilendirilmediğinin anlaşılmasına göre verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, 21.05.2019 gününde kesin olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.
- K A R Ş I O Y -
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin maliki olduğu ... ilçesi ... mahallesi 271 ada 81 parseldeki metruk binanın kısmen yıkılarak, harfiyatı kaldırılıp kalan karkası üzerinde yeni bina inşa etmek, çeşitli metal, beton, tuğla, kapı pencere, cephe giydirme, saha betonu, ihata işlerini takip ve koordine etmek üzere ... 2. Noterliği'nin 17.5.2015 tarih ve 5566 yevmiye nolu sözleşmesini imzaladığını, sözleşmeye göre davalının tüm malzeme işçilik giderlerini karşılayacağını, daha sonra davalının kendi kiracısı ve vekili aracılığıyla inşaat ve imalât işlerini de davacıya verdiğini, malzeme ve işçilik teminini sağlayamayınca koordinasyon işi yapılamadığından, davalının kiracısı olan dava dışı şirketin müdürü ve davalının vekili olan ...'ın binanın işçilik ve malzeme dahil imalâtlarını müvekkiline yaptırdığını, davalının bugüne değin fesih beyanında bulunmadığını, bu inşaat işlerinde sadece, bina dış cephe giydirmesi için bir yazılı bedel belirlendiğini, diğer imalâtlar için yazılı bir sözleşme bulunmadığını, yaptırılan tesbitte hesaplanan 520.000,00 TL imalât bedeli üzerinden yüklenici ipoteğinin geçeci şerh ve tescilini, ayrıca imalât bedeline karşılık 520.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir.Davalı vekili davacı ile bir akdi ilişkilerinin bulunmadığını, dayandığı noter sözleşmesinin iş takip ve koordinasyon için yapılıp bedelinin de ödendiğini, ...’a resmi kurumlarda iş takibi için vekâlet verildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Eser sözleşmesi yazılı şekile tabi olmamakla birlikte, HMK 200. maddesi uyarınca belli bir miktarı aşan sözleşme ilişkisinin yazılı belge, delil başlangıcı veya muvafakat halinde tanık beyanlarıyla kanıtlanması mümkündür. Taraflar arasında 5.000,00 TL bedelli koordinasyon işine dair sözleşme yapılmış ise de davada talep edilen bina imalât işi ile ilgili bir sözleşme mevcut değildir.
Ancak 6098 sayılı TBK 526 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş bulunan vekâletsiz iş görme hükümleri de bir borç kaynağı olup,burada iş görenle iş sahibi arasında kanuni bir borç ilişkisi kurulmaktadır. “Sözleşme benzeri ilişki veya fili sözleşme ilişkisi şeklinde de adlandırılan bu ilişkide, bir kimse sözleşme veya yasa gereği, yetkili veya yükümlü olmadan başka bir kimsenin hukuk alanına müdahale etmekte,bazen onun menfaatine (diğercil), bazende kendi menfaatine (bencil) amaçlarla onun bir işini görmektedir”. Başkasının yararına başkasının işini görme (gerçek vekâletsiz iş görme) bir sözleşme olmayıp, sözleşme benzeri bir fiildir (Fikret Eren Borçlar Hukuku,shf 899).Somut olayda; davacı davalının yararına tesbitte saptanan bina imalâtını yapmıştır. Bu binanın sökümü ile ilgili sözleşme sonrası dönemde, davalı şirketin ...17. Noterliği'nin 14.08.2015 tarih ve 25829 nolu vekâletnamesiyle vekil tayin ettiği,kendi kiracısı olan dersane şirketinin müdürü tarafından davacı ile ... Ltd. Şti. arasında dış cephe giydirme işi için sözleşme imzalanmış, bilirkişi raporuna göre 524.203,00 TL'lik bu işi davacı yapmıştır. Sözleşmeyi yapan ...’a davalının verdiği vekâletnamede; vekilin dava konusu taşınmaz üzerinde müteahhit şirketlerle anlaşma yaparak bina inşası için her türlü yetki verilmiş, yapı ruhsatında yapı sahibi olarak ... ve davalı şirket gösterilmiştir. Yine 09.09.2015 tarihli iş yeri teslim tutanağında da; yapı sahibi olarak davalı şirket ünvanı yazılmıştır. Davalı inşaatın davacı tarafça yapılmadığını savunmadığı gibi, işin davalı yararına olduğu, davalının bu yeri kiracısı özel Boğaziçi Dersanesi müdürü aracılığıyla yapılmasına itiraz etmediği, görülmektedir. Eser sözleşmesi ilişkisi yazılı olarak kanıtlanmasa da, davada vekâletsiz iş görme koşullarının gerçekleşmediğini savunmak iyi niyet kurallarıyla bağdaşmaz. Vekâletsiz iş görme koşullarının değerlendirilmesi gerektiği düşüncesiyle hükmün davacı yararına bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmıyoruz.