"İçtihat Metni"
Davacı ... ile davalılar 1...İnş. Tic. Ltd. Şti. 2-... arasındaki davadan dolayı ... 2. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 10.12.2015 gün ve 2013/343-2015/707 sayılı hükmü bozan Dairemizin 17.01.2018 gün ve 2016/3885-2018/60 sayılı ilamı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş, verilen kararın davalı tarafça temyiz edilmesi üzere Dairemizce bozulmuş , bu sefer yine davalı taraf karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davacı taraf açmış olduğu iş bu dava ile; davalının inşaatlarında elektrik işi yaptığını, ancak bedelinin ödenmediğini iddia etmiş, davalı taraf ise akdi ilişkiyi inkâr etmiştir. Bu durumda akdî ilişkinin bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise yapılan işin miktarı ve bedeli uyuşmazlık konusudur.
Davalılar akdî ilişkinin varlığını inkâr etmiş olup, akdî ilişkinin varlığı TMK'nın 6. maddesi ve HMK'nın 200. maddesi gereğince iddia sahibi davacı tarafından ispatlanması gerekir. Her ne kadar yerel mahkemece davacı tanıkları dinlenerek akdî ilişkinin varlığı kabul edilmiş ise de; HMK'nın 200. maddesi gereğince, bu iddianın tanıkla ispatı mümkün değildir. Dava değeri dikkate alındığında ve davalının muvafakatı olmadığı da gözönünde bulunduğunda tanık dinlenmesi dinlenilmiş olsa dahi değerlendirilmesi mümkün değildir. Yazılı delille ispat edilmesi gerekir. Dosyada yazılı delil bulunmamasına karşın davacı 21.01.2016 tarihinde sunduğu delil listesinde yemin deliline de dayanmıştır.
Bu durumda akdi ilişkinin varlığı hususunda davacıya, davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılıp, bu hakkın kullanılmaması halinde ya da kullanılıpta davalılarca yemin edilmesi durumunda kanıtlanamayan davanın reddine, davalı tarafça yeminden kaçınılması veya yemin beyanında akdî ilişkinin kabul edilmesi halinde 818 sayılı BK'nın 366. ve devamı maddeleri gereğince davacının hak ettiği iş bedeli alınacak ek raporla hesaplattırılarak, davalı tarafından yapılan kanıtlanmış ödemeler de düşüldükten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir.
Belirtilen bu sebepler dikkate alınarak yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken, bu hususlar gözden kaçırılarak farklı gerekçe ile bozulduğu karar düzeltme talebinin incelenmesinde anlaşıldığından, davalıların karar düzeltme taleplerinin kabulü ile verilen hükmün yukarıdaki gerekçelerle bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Dairemizin 17.01.2018 gün 2016/3885 Esas, 2018/60 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün değişik bu gerekçeyle davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz ve karar düzeltme peşin harçlarının istek halinde karar düzeltme isteyen davalılara geri verilmesine, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 143,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 02.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.