Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve verilen çeklerin iptâli istemlerinden ibaret olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar, yasal süresi içerisinde davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

Davacılar vekili; müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşme ile müvekkili şirkete ait ... Cad. .... Sok. No:1 ... adresinde bulunan "..." isimli sitede bulunan 8 adet evin bir kısım inşaat işlerinin yapımı hususunda anlaşmaya vardıklarını, bu anlaşmada belirlenen işlerin 21.04.2007 tarihinde müvekkili şirkete tamamlanarak teslim edileceğinin net olarak belirtildiğini, anlaşma bedeli olarak 2.000,00 YTL peşin ve sözleşmede belirtien 5 adet çekin davalıya teslim edildiğini, çeklerden ilk ikisinin gününde ödenmesine rağmen davalının halen bu işlerin yarısını dahi tamamlamadığını, müvekkili şirketin davalının gecikmesi yüzünden satıp teslim etmek zorunda kaldığı bir evin eksikliklerini tamamlayarak 2.000 Paund Cezai şart ödediğini, davalının bunlara rağmen umursamaz davaranarak işi tamamlamadığını, müvekkilinin davalı tarafından tamamlanmayan işler için daha fazla cezai şart ödemek istemediği ve zararı her geçen gün arttığı için ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/124 D. iş sayılı dosyası ile tespit yaptırttığını ve akidi tek taraflı olarak feshettiğini, davalının işi süresinde yapıp teslim etmemesi nedeniyle kendisine verilen ve ödenmeyen 3 adet çekin karşılıksız kaldığını, iş bu 3 adet çekin ise; .. ... Şubesi 76675-8 nolu hesaptan keşide edilen 12.07.2007 keşide tarihli Z3832111 numaralı 4.700,00 YTL bedelli ve yine aynı hesaptan keşide edilen 12.08.2007 gün Z38322112 nolu ve ... Bankası ... şubesi 19951604 nolu hesaptan keşide edilen 12.09.2007 keşide tarihli 2141830 nolu 4.700,00 YTL bedelli üç adet çekler ile ilgili olarak icra takibine konu yapılmamasını ve karşılıksız kaşesi vurulması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve iş bu çeklerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, çeklerin iptâlini, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarının saklı kalması kaydıyla davalı aleyhine % 40'dan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava konusu etmiştir.

Davalı vekili savunmasında; davacılardan Mehmet Kaplan'ın iş bu davada taraf sıfatının bulunmadığını, bu nedenle...'ın talepleri hakkında husumet nedeniyle red kararı verilmesi gerektiğini, dava değerinin belli olmadığını, istirdat davasının ne kadarlık miktara yönelik olduğunun açıklanmamış olduğunu, bu nedenle de davanın reddini talep ettiklerini,

sözleşmede yapılması gereken işlemlere ne zaman başlanacağının ve ne zaman bitirileceğinin belli olmadığını, bu nedenle işe ne zaman başlandığının ancak tanık ve diğer delillerle ispat edilebileceğini, taraflar arasındaki sözleşme gereğince müvekkilinin işe başladığını, işin büyük bir kısmını tamamladığını ancak davacı tarafça anlaşılmaz nedenle ve sözleşmeye aykırı olarak iş yapılan binaların elektriklerinin kesildiğini, davalının işçileri inşaata almadığını, davacının bu davranışları müvekkilinin iş yapmasını fiilen imkânsız hale getirdiğini, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/124 D. iş sayılı tespit dosyasında davacının keşif yaptırarak kendisini haklı çıkarmaya çalıştığını, müvekkilinin davacının bu eylemleri karşısında ... 5. Noterliği'nin 05.07.2007 tarihli ihtarnamesi ile davacıyı uyardığını ve engellemenin giderilmemesi durumunda sözleşmeyi fesh edebileceğini ihtar ettiğini, davacının bu ihtara rağmen işçileri iş yerine almadığını ve müvekkilinin sözleşmedeki taahhüdünü gerçekleştirmesini engellediğini, davacının bu eylemi nedeniyle BK'nın 370. maddesine göre iş yapanın zarar ve ziyanını karşılamak zorunda olduğunu, davalının yaptırmış olduğu tespit işlemine de itiraz ettiklerini, bilirkişinin raporunu doğru olarak düzenlemediğini, eksik rapor düzenlediğini, davacının fesih ihbarına ilişkin olarak da; ayrıca davacının yapmış olduğu sözleşme fesih ihbarının haklı nedenlerle yapılmadığını, davacı kendi edimlerini yerine getirmediği için müvekkilinin borcunu ifa etmesini isteyemeyeceğini, ayrıca fesih ihbarından sonra istirdat davası açılamayacağını davanın icra takibinden kaynaklı bir dava olmaması nedeniyle % 40 tazminat talebinin hukuksal gerekçesinin bulunmadığını, davacının sözleşme gereği olan işin davalı tarafından yapılmasını engellediğini, sözleşmenin ifasını imkânsız hale getirdiğini bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davanın reddine dair verilen hüküm, davacı vekilince temyiz olunmuştur.

1-Taraf sıfatı iddia olunan hakla ilgili maddi hukuka göre belirlenir, bu belirleme yapılırken de kişinin somut olaydaki konumuna bakılır. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise hakkın yükümlüsünü ifade eder. Uygulamada davacı sıfatı aktif husumet, davalı sıfatı pasif husumet olarak ifade edilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise dava ya da takibin bu kişi veya kişilerce açılıp yapılması, kime karşı hukuki korunma isteniyor ise o kişi veya kişilere karşı yapılması veya yönetilmesi gerekir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dosyada mevcut bulunan sözleşmede ...’ın taraf olmadığı anlaşılmakla ... yönünden aktif husumet bulunmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

2-İmzası inkâr edilmeyen sözleşmede,davacı şirket ile davalı şirketin kaşesi ve dava dışı kişinin imzası bulunmakla birlikte sözleşmenin davalı gerçek kişi şirket adına imzalandığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu durumda davalı ...’a gerçek kişi firması sahibi sıfatıyla akdi ilişkinin tarafı olup husumet düştüğünden işin esası incelenip karar verilmesi gerekir.

Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin haçlarının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 13.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***