"İçtihat Metni"
Davacılar 1-... Gayrimenkul Yat. ve Proje Yön. Ltd. Şti. 2-... Gayrimenkul Yat. ve Proje Yön. Ltd. Şti. ile davalı ... Yapı Otomotiv Tic. ve San. Ltd. Şti. arasındaki davadan dolayı ... 2. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 10.11.2015 gün ve 2015/21-388 sayılı hükmü bozan 23. Hukuk Dairesinin 18.01.2018 gün ve 2016/5970-2018/94 sayılı ilamı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Karar düzeltme talebinin kural olarak temyiz incelemesini yapan Yargıtay Hukuk Dairesince incelenmesi gerekmekte ise de; Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 09.02.2018 gün 2018/1 sayılı işbölümü kararı ile arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan ve 01.07.2016 tarihinden sonra temyiz ya da karar düzeltme talepli olarak Yargıtay'a gelen dosyalardaki temyiz ya da karar düzeltme taleplerini incelemek görevi Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'ne verildiğinden karar düzeltme talebi Dairemizce incelenmiştir. Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan, sözleşmenin feshinin tesbiti ve tapudaki şerhin terkini istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne sözleşmenin feshinin tesbitine, tapudaki şerhin terkinine dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiş, görevli Yargıtay dairesince yetki yönünden karar bozulmuş, davacılar vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.Davacılar vekili, davalı yüklenici şirket ile dava dışı ... Gayrimenkul Yatırım İnşaat Turizm Ltd. Şti. arasında ...3. Noterliği'nin 05.12.2007 tarihli 20434 yevmiye nolu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanarak, ... Tapu Sicil Kütüğüne 05.12.2007 tarihinde şerhedildiğini, davalı yüklenicinin temerrüdü ve temerrüt halinin giderilememesi sebebiyle bu sözleşmenin dava dışı ... tarafından 01.02.2012 tarihinde keşide edilen ihtarname ile haklı olarak tek taraflı feshedildiğini, iş sahibi... Gayrimenkul Yatırım İnş. Tur. Ltd. Şti.'nin, feshedilen bu sözleşmeden doğan haklarını 01.02.2014 tarihli temliknâme ile devir ve temlik ettiğini, 29.01.2014 tarihli uzlaşma ve ibraname protokolü yapıldığını, bu protokol ile tarafların birbirlerini ibra ettiklerini, ileri sürerek, 05.12.2007 tarihli sözleşmenin tarafların ortak mutabakatı ile feshedildiğinin tespiti ve sözleşmenin feshi ile hukuki dayanaktan mahrum kalan şerhlerin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacıların aktif dava ehliyetinin olmadığını, yetkili mahkemenin... Mahkemeleri olduğunu, dava dışı ... şirketinin sözleşmeden ve Protokolden doğan yükümlülükleri yerine getirmediğini, şerhin kaldırılması için gereken hukuki şartlar mevcut olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre davalı ile dava dışı ... şirketi arasında imzalanan 05.12.2007 tarihli sözleşme konusu işleri davalı yüklenici şirketin tamamlayamadığının ...1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/3 Değişik iş ve 2014/33
Değişik iş sayılı dosyaları kapsamında düzenlenen bilirkişi raporları ile tespit edildiği, ... şirketi tarafından davalı şirketin temerrüde düşmesi nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği, Uzlaşma Protokolü ve ibraname ile feshedilen sözleşme kapsamındaki, taraf hak ve borçlarının tasfiye edildiği ve taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdirilmiş olması karşısında sözleşme kapsamında tesis edilen şerhlerin de hukuki dayanağını yitirmiş olduğu, bu nedenle davanın kabulü ile, 05.12.2007 tarihli sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiğinin tespiti ile dava konusu taşınmaz üzerindeki şerhlerin terkinine, karar verilmiştir
Kararın, davalı vekilince temyizi üzerine 23. Hukuk Dairesince uyuşmazlığın taşınmazın aynına ilişkin olmadığı, uzlaşma protokolü ve ibranamede ... mahkemelerinin yetkili olduğunun kabul edilmiş olduğu, HMK'nın 17. maddesine göre yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğu gerekçeleriyle HMK114/1-ç,115/2 maddeleri uyarınca yetkisizlik nedeniyle davanın reddi gerektiğinden kararın bozulmasına karar vermiş, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.6100 sayılı HMK'nın 12. maddesinde taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi kesin yetki olarak belirlenmiştir. 4721 sayılı TMK 1009. maddesine göre; "Arsa payı karşılığı inşaat, taşınmaz satış vaadi, kira, şufa... sözleşmelerinden doğan haklar ile şerhedilebileceği kanunlarda açıkça öngörülen diğer haklar, tapu kütüğüne şerh edilebilir. Bunlar şerh verilmekle o taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir." Şerhin sağladığı etki, kişisel hakkın kaynaklandığı borç ilşkisinden doğan yükümlülüğün, taşınmaz mülkiyetine bağlanması, böylece kişisel hakla ilgili eşyaya bağlı borç haline gelmesidir. Bu şerhedilmiş kişisel hakka dayanan dava sonucunda tapu kütüğünde değişiklik olacağından şerhe ilişkin davalarında taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri taşınmaz devrini içeren sözleşmelerden olması nedeniyle Noterlikçe düzenleme şeklinde yapılması gereken, feshi mahkeme kararıyla veya taraf iradelerinin birleşmesi halinde mümkün olabilen sözleşmelerdendir. Tapu siciline şerh edilmekle ayni tesiri haiz Eşyaya bağlı borç haline gelirler. Buna ilişkin davaların 6100 sayılı HMK'nın 12/1-2 maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemelerinde görülmesi gerekir. Bu yetki kesin yetki kuralı olup yetki sözleşmesiyle değiştirilemez. Bu nedenle 23. Hukuk Dairesi'nin mahkeme kararının yetki yönünden bozulmasına dair kararı zuhule müstenit olup kaldırılması gerekmiştir.Davada sözleşmenin feshedildiğinin tesbiti ile şerhin terkini istendiğine göre kesin yetki kuralı söz konusu olduğundan yetkili ve görevli mahkeme ... Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu sebeple davanın esasının incelenmesi yönünde mahkemece verilen karar yerindedir. Ne var ki davanın dayanağı olan ve taraflar arasındaki ilişkilerin düzenlendiği 29.01.2014 tarihli uzlaşma protokolü şarta bağlı olup sözleşmenin 3.2 maddesinde davacı arsa sahibince 5 dairenin bitirileceği öngörülmüş, ancak mahkemece bu konuda gerekli araştırma yapılmamış, protokoldeki şartlar değerlendirilmeden, tesbit raporu üzerinden hüküm kurulmuştur. Mahkemece mahallinde keşif yapılmak suretiyle protokol hükümlerinin yerine getirilip getirilmediği araştırılmak suretiyle davanın sonuçlandırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış karar düzeltme isteminin kabulü ile Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin yetkiye ilişkin bozma kararının kaldırılarak açıklanan gerekçeyle bozulması uygun bulunmuştur.SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle, davacılar vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile; 23. Hukuk Dairesi'nin 18.01.2018 tarih ve 2016/5970 Esas, 2018/94 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme peşin harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davacılara, ödediği temyiz peşin ve Yargıtay başvurma harçlarının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 13.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.