Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Davacı ... Tur. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... Ltd. Şti. arasındaki davadan dolayı ... 2. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 09.12.2014 gün ve 2014/7-896 sayılı hükmü bozan 23. Hukuk Dairesi'nin 18.04.2018 gün ve 2015/6357-2018/2890 sayılı ilamı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, eser sözleşmesinin bir türü olan gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan KDV alacağının tahsili için başlatılan icra takibine ilişkin itirazın iptâline yönelik olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nce hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacı vekili tarafından bu kez karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.Karar düzeltme talebinin kural olarak temyiz incelemesini yapan Yargıtay Hukuk Dairesince incelenmesi gerekmekte ise de; Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 09.02.2018 gün 2018/1 sayılı işbölümü kararı ile arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan ve 01.07.2016 tarihinden sonra temyiz ya da karar düzeltme talepli olarak Yargıtay'a gelen dosyalardaki temyiz ya da karar düzeltme taleplerini incelemek görevi Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'ne verildiğinden karar düzeltme talebi Dairemizce incelenmiştir.Davacı vekili, davalı yüklenici ile davacı arsa sahibi arasında 20.04.2012 tarihinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, davacının 20.09.2013 tarih ve 181610 nolu 1.401.980,20 TL bedelli fatura ile davalıya arsa satışını gerçekleştirdiğini, davalı yüklenicinin ise 18.06.2013 tarih ve 760745 nolu 1.200.000,00 TL bedelli fatura ile inşaatı yapılan bağımsız bölümlerin satışını gerçekleştirdiğini, ancak davacı tarafından kesilen faturada KDV oranının %18 olmasına rağmen, davalı tarafından kesilen faturadaki KDV oranının %1 olduğunu, her iki şirketinde karşılıklı olarak kesilen faturaları teslim aldığını ve vergi dairesine indirilecek KDV beyannamelerini verdiğini, cari hesap ilişkisi gereğince karşılıklı kesilen faturalardan dolayı davalının 201.000,00 TL KDV alacağını ödemesi gerektiğini beyan ederek itirazın iptâlini ve %20 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı yüklenici cevabında, davalının sözleşme gereğince bağımsız bölümlerin inşaatını yaparak teslim ettiğini, inşa edilen bağımsız bölümlerin alanının 150 m2'den aşağı olması nedeniyle 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu gereğince oranın %1 olduğunu davalı tarafından vergi dairesine bildirilerek ödendiğini, sözleşmede KDV yükümlülüğüne ilişkin bir hükmün mevcut bulunmadığını, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin olmadığını, davacı yanın en az iki yıl süre ile aktifinde bulundurduğu gayrimenkulün kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden tesliminin KDV’den istisna edilmiş olduğundan davacının KDV ödemek ile yükümlü olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında davacı alacağının 201.980,20 TL olarak tespit edildiği tarafların KDV yükümlülüğüne eşit biçimde katlanması gerektiğinden bahisle 201.980,20 TL KDV bedelinin 100.990,10 TL üzerinden yarı oranında kabulüne karar verildiği, hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 18.04.2018 gün 2015/6357 Esas, 2018/2890 Karar sayılı ilamı ile taraflar arasında akdedilen sözleşmede KDV’ye ilişkin hüküm bulunmadığı, KDV mükellef ve sorumluluğunun arsa tapusunu intikal ettiren arsa sahibine ait olacağının açık olması karşısında mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekçesiyle hükmün davalı yararına bozulduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasında 20.04.2012 tarihinde eser sözleşmesi niteliğinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi kurulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık eser sözleşmesinin bir türü olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinde hüküm bulunmaması halinde KDV mükellef ve sorumluluğunun hangi taraf üzerinde kalacağı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nce de hüküm davalı yararına bozulmuş ise de; davacı tacir olup, Türk Ticaret Kanunu'na göre sözleşme konusu iş davacının ticari işletmesi ile ilgilidir. Davalının sözleşme gereğince teslim etmesi gerekli olan bağımsız bölümler için %1 KDV oranlı 18.06.2013 tarihli 1.200.000,00 TL faturayı kestiği, davacının ise sözleşmeye konu arsa teslimi nedeniyle %18 KDV oranlı 20.09.2013 tarihli 1.401.980,20 TL bedelli faturayı kestiği ihtilâfsızdır. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucu alınan 15.08.2014 havale tarihli bilirkişi raporundan davacı tarafından kesilen faturanın davalı defterinde kayıtlı olduğu anlaşıldığı gibi yine aynı raporda davacı şirketin davalıdan takibe koyduğu miktar kadar alacaklı olduğunun tespit edilmiştir, ayrıca talimat yolu ile alınan 13.10.2014 tarihli heyet raporunda da yine arsa tesliminde bulunan davacı ile yüklenici arasında trampa sözleşmesinin olduğu, Katma Değer Vergisi Yasası’nın 17/4-r maddesi hükmünde ise satış suretiyle devir ve teslim şartı da arandığı dikkate alındığında arsa devir ve tesliminde KDV istisnasından yararlandırılmasının mümkün bulunmadığı arsa teslimi nedeniyle düzenlenen faturalar nedeniyle defter kayıtlarında takibe konu miktar kadar davacının alacağı bulunduğu belirtilmesi karşısında, mahkemece davanın takibe konu miktar üzerinden kabulü ile takibin devamına alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkâr tazminatı isteminin reddi gerekirken, mahkemece istemin yarı oranında kabulü ve bu kararında davalı yararına bozulması hatalı bulunduğu bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından hükmün karar düzeltme talebinde bulunan davacı yararına bozulması uygun bulunmuştur. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 18.04.2018 gün 2015/6357 Esas, 2018/2890 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak yerel mahkemece hükmünün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5.174,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 136,00 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz ve karar düzeltme peşin harçlarının istek halinde karar düzeltme isteyen davacıya geri verilmesine, 28.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***