"İçtihat Metni"
Mahkemesi : Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, davalı kooeratif ile davacı arasında kurulan eser sözleşmesi ilişkisinin ifası sırasında davacı idareye verilen zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Dairemizin 25.02.2016 tarihli bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece davalı... Beldesi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı kooperatif vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı kooperatif vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı yüklenici kooperatif cevap dilekçesi ve aşamalardaki savunmalarında kendilerinin de sözleşme konusu işle ilgili davacı iş sahibinden 26.147,10 TL alacaklı olduklarını ileri sürerek takas ve mahsup talebinde bulunmuştur. Mahkemece davalının bu savunması ile ilgili delilleri toplanıp, davacı iş sahibinden sözleşme konusu işle ilgili sözleşme ve ekleri, yazışmalar, düzenlenen hakediş belgeleri ve yapılan ödemeleri de gösterir işlem dosyası getirtilip takas ve mahsuba konu edilen alacakla ilgili konusunda uzman bilirkişiden denetime elverişli ve gerekçeli rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu ve davalının takas def'i ile mahsup itirazının dikkate alınıp, işsahibi alacağından düşülmemesi gerekçesi gösterilmeksizin davanın yazılı miktarda kısmen kabulü doğru olmamıştır.
Davalı yüklenici kooperatif hakkındaki dava sözleşmeye aykırılık nedeniyle açılmış olup, sözleşmeye aykırılık haksız fiil teşkil etmediği; sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminat
Okundu.
davalarında kesin vade olamayacağından, davadan önce alacak miktarı gösterilerek ve ödeme talep edilmek suretiyle borçlunun temerrüde düşürülmemiş olması halinde temerrüt dava edilen miktar için dava tarihinde oluşacağından kabul edilen alacağa dava tarihi yerine yanlış değerlendirme yapılarak, zararın meydana geldiği tarih haksız fiil tarihi kabul edilerek bu tarihten faiz yürütülmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Öte yandan dava, davalı yüklenici kooperatif dışında kooperatif üyeleri ve haksız fiil faili olduğu ileri sürülen diğer davalı gerçek kişiler aleyhine de açılmış olup, yüklenici kooperatif dışındaki davalılar hakkındaki dava reddedildiğine göre, bu davalılar için yapılan yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılıp kalan yargılama giderinin 6100 sayılı HMK'nın 326/2. maddesi gereğince haklılık oranında davacı ile davalı yüklenici kooperatif arasında paylaştırılması gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılması da isabetsiz olmuştur.
Belirtilen bu nedenlerle kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin haçlarının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 21.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.