Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen tetkiki taraf vekillerince duruşmalı olarak istenmiş, duruşma talebi kabul edilerek 19.02.2019 tarihinde yapılan duruşmaya davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bakiye iş bedelinin tahsili istemiyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi’nce kaldırılarak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne ve 1.466.991,01 TL’nin davalıdan tahsiline dair verilen hüküm, taraf vekillerince temyiz olunmuştur.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp bir isabetsizlik bulunmaksızın karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Davacı vekili, davalı ile yapılan sözlü anlaşma uyarınca davalının yüklenicisi olduğu ... Alışveriş Merkezinin tüm elektrik işlerini yaptıklarını, malzemenin bir kısmını davalının karşıladığını, bir kısmının ise kendileri tarafından temin edildiğini, davalının kısmen ödeme yapmasına karşın, bakiye iş bedelinin ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla 25.000,00 TL’nin tahsilini istemiş, 17.11.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle

alacaklarının 7.318.932,08 TL olduğunun bilirkişi raporuyla anlaşıldığını, bildirerek bu miktara çıkartmıştır.

Davalı vekili ise, cevap dilekçesinde hangi kalem için ne kadar alacaklı olduğunun dava dilekçesinden anlaşılamadığını, tamamlanan işlere ilişkin bir borçları bulunmadığını, faturaya dayanılmasının tutarsız olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını bildirerek davanın reddini savunmuştur.

Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık eserin bedelinde toplanmaktadır. Sözleşme yazılı olmayıp, sözlü olarak kararlaştırıldığı anlaşılmakla birlikte bedeli konusunda bir anlaşma bulunmadığından, kurulduğu tarih itibariyle yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK.'nın 366. maddesine göre işin bedeli mahalli piyasa rayici ile KDV ve yüklenici kârı eklenmeden bulunmalıdır. Ayrıca davacı taraf yapılan imalâtla ilgili olarak belge, delil, metraj sunmamış, ancak dava dışı şirketlerden alınan faturaları ibraz etmiştir. Mahkemece inceleme yapılırken söz konusu imalâtın tesisat projesi olduğuna göre incelemenin de mahallinde keşif yapılmak ve elektrik tesisatı projesi de gözetilip tüm elektrik imalâtının davacı taşeron tarafından yapıldığı kabul edilip, işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayici ile hesaplanması gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından mahallinde keşif yapılması yönünde talimat yazıldığı halde, mahallinde mahkemece keşif yapılmadan bilirkişi görevlendirilerek rapor alınması ve bu rapor dayanılarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Bu nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi’nce yapılacak iş, mahallinde keşif yapılmak, aralarında konusunda uzman 3 kişilik elektrik mühendisinden oluşturulacak bilirkişi heyeti ile projeler getirtilmek suretiyle davacı tarafından yapılan işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayici ile (davacı tarafından sunulan faturalardaki miktarları aşmamak kaydıyla) KDV ve yüklenici kârı eklenmeksizin hesaplattırılıp hüküm kurulmasından ibaret olmalıdır.

Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi’nin 05.07.2018 gün 2017/248 Esas ve 2018/943 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, 2.037,00’şer TL duruşma vekillik ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne, karardan bir örneğinin ise ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 14.03.2019 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

***